türkiye’nin tamamı dişilerden oluşmuş ilk pank musikisi topluluduğur. 88 yılında kurulmuş, 91′de aşağıdaki adresten isterseniz indireceğiniz demo kaset’i hazırlamışlardır. “la la la” isimli şarkıları “sevdasız hayat ölümdür” complation plakta yer almıştır. “meggie” kavırları ise en ilgi çeken parçaları olmuştur. ayrıyetten amerakalı bir pank grubuyla split plak olarak yayınlanmıştır bu demo. ilgililere duyrulur. neler var bak;
Afyonkarahisar Korel Termal Otel Klinik Direktörü Prof. Dr. Vural Kavuncu, vatandaşların, karlı ve buzlu havalarda yürürken daha dikkatli olmaları gerektiğini belirterek, kalça kırıklarının yaşamsal riski de önemli ölçüde artırdığını kaydetti.
bu tarz haberleri her gün gazetenin bir köşesinde görmek mümkün. uzmanlar su için dedi, uzmanlar spor yapın dedi, uzmanlar dengeli beslenin dedi, uzmanlar nefes alın dedi. bu seferki çok önemli bir bilgi vermiş, paylaşmadan duramadım. günlerdir neden kayıyorum buzda diyordum, iyi ki varsınız, artık dikkat edicem.
gönlümde tüm zamanların en iyi futbol oyunudur. pes, fifa, cm/fm alayı bir araya gelse bir sensible world of soccer 96/97 yapmaz. ny.batteri ile bir diskete oyun çektirme telaşı olduğumuz günlerde, sensible bizim 3 kere evden dükkana gidip gelmemize sebep olmuş, tüm uğraşlar sonucunda disket okuyudan gelen ses ve ekrandaki “swos” yazısı ilen 3 kere daha gidip gelebilirdim hacı dedirtmiştir.
oyunda görsellik yoktur. kuşbakışı gördüğümüz koşturan adamlar vardır ki bunlar 3 çeşit olup - sarışın, esmer ve siyahidir. oyunun o dönemki en büyük özelliği kaliteli topçularla falso vurabilmektir. iyi vurursan da %90 gol olur. kaliteli topçu sıfatı hızlı koşan ve top kontrolü kaliteli olan futbolcu içindir. korner ve santra taktikleri vardır, uyguladığın an gol olur.
oyunun en önemli kısmı ise kariyer olayıdır. o döneme kadar hayatımızda görmediğimiz bu mükemmel buluşla birlikte takım yönetebilmiş, transfer yapabilmiş, teklif alabilmişizdir. ayrıca oyunda gördüğümüz database hey gidi dedirtmiştir. dünyadaki neredeyse bütün takımlar vardır. açık tribün önünde “abi birlikte girelim mi?” diyerekten eskişehirspor maçlarına girmeye çalıştığımız günlerde - eskişehirspor o dönem 1.lig’deydi - oyunda eskişehirsporu alabilme şansı olması olayın önemini gösterir.
bir de george weah vardır ki, arkadaşlar arası kavga sebebidir. “abi eskişehirspora transfer ettim weah’ı” lafına “ha siktir lan çektiğimiz” ve ardından gelişen tartışma ve kavga durumları nizamidir.
oha lan dedirten bir diğer durum ise ingiltere’de yaşayan iki arıza elemanın amatör kümeden süper kümelere kadar istatistik tutup, takım kadrolarını arşivlemeleri ve sonra bunu amiga’da oynanabilir hale getirmeleridir. sensible software, olm naptınız siz gelin biz size sponsor olalım da dağıtalım oyunu demiş. bundan sonra sensible world of soccer olarak anılmıştır.
sensible yazmakla bitmez, herkesin muhakkak bir anısı vardır onlar için yorum bölümünü yaptık zaten, yazınız. şahsen bunu yazarken dayanamayıp xp için olan versiyonu indirmeye başlayan insanım. swos ulan!
6. sayının çalışmalarına şimdiden başlanmıştır. yazılarınızı çizimlerinizi, fotoğraflarınızı, kısaca tüm çalışmalarınızı en geç 20 ocak tarihine kadar mail yolu ile veya dilerseniz posta yolu ile, izmir içi elden de ulaştırabilirsiniz…
“Football is a whole skill to itself. A whole world. A whole universe to itself. Me love it because you have to be skilful to play it! Freedom! Football is freedom.”
-
“I love music before I love football. If I love football first, maybe that a bit dangerous, because the football very violent. If a man tackle you hard, it brings feelings o’ war!”
-
“Futbol benim bir parçam. Ben oynarken, etrafimdaki dünya da uyaniyor.”
orijinali first things first. 1964 yılında yayımlanıyor. 2000′de adbusters önderliğinde yenisi yazılıyor. amacı tasarımın günümüz tüketim toplumundaki yeri ve şirketlerin bunu kullamını ön plana çıkartmak. tasarım yapıyorum diyen herkes okumalı;
Sivrihisar Caddesi’ndeki bir restoranda iki grup arasında “bakışları ile rahatsızlık verme meselesi” yüzünden çıkan tartışma çıktı. Dışarı çıkan Serkan adlı bir şahıs G.B. (21) ve H.M. ile tartışarak olay yerinden ayrıldı. Serkan, bir süre sonra, söz konusu kişilerin çalıştığı sağlık kabinini bir grup arkadaşı ile bastı. Çıkan kavgada, G.B. ile H.M. bıçakla, acil tıp teknisyeni T.Y.T. (18) ise dövülerek yaralandı.
bakışları ile rahatsızlık verme . restoranda sağlık kabinini basmak . dövülerek yaralanmak . pek tabii ki sakarya gazetesi.
ayrıca eskişehir’de çıkan 4 olaydan 5′inin meselesi, “yan bakma” “bakışlarıyla zarar verme” “düz bakma” “arkadan bakma” “laf atma” şeklinde olduğu bir gerçek var. bizim bile başımıza gelmişti bu değişik türün saldırıları. eskişehir’e gidecek arkadaşlara tavsiye; bakmayın.
meali “biraz çirkin olsaydım, pelenin ismini bile duymazdınız” tarzı birşey oluyor. bunun üzerine laf söylenmez ama cantona söylemiş.
cennetteki ilk antrenmanında sağ açığa geçip, sol bekteki tanrı’nın başını döndürmüştür. bana takımında bir yer ayırtmasını çok isterim. Best’in takımında tabii, tanrı’nınkinde değil.
turgut çeviker hazırlamış. can yücel, nazım hikmet, rıfat ılgaz, aziz nesin, cemal süreya, islam çupi, enis batur … içerikli 50 kadar şair ve yazarın eseri mevcut. abidin dino’nun çizimleri ise ayrı bir güzel. okuması çok keyifli. her kütüphaneye lazım.
şarbon sayesinde haberimiz oldu, ha bu arada kendisi etilen tavşan‘la birlikte - şuan portekiz temsilcimizdir - barcelona’da aynı ranzada yatar olmuşlar, ulan dünya harbiden küçük klişesiyle magazin basınından haberleri sunduk. konumuza gelelim,
”Seni diğerlerinden farksız yapmaya, gece gündüz bütün gücüyle çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı, artık hiç bitmez…”
Yazıyor,çiziyor,üretiyoruz!
diyorlar. kadro gördüğümüz kadarıyla pek tanıdık ve beğenilen tayfadan. takipe aldık.
Sabahın altı buçuğunda bir çalar saatin sesine uyanıp yataktan fırla, giyin, zorla birşeyler atıştır, sıç, işe, diş fırçala, saç tara, başka birine büyük paralar kazandırmak ve sana tanınan fırsat için müteşşekkir olmak için berbat bir trafiğin içine dal. nasıl razı olunur böyle bir yaşama?
c.b