isminden dolayı yapılan ekiki esprilerinden ziyade bir teknik adamdan çok sağlam bir taraftar gibi yönetmişti takımı. pratik zekasıyla erman toroğlu ve ali şen’e verdiği ayarların yanında beşiktaş’la hiç bir zaman alay ettirmeyen, gayet komik bir adamdı. biraz nostalji yapalım;
~ tribünden sahaya atılan pet şişedeki suyu en azından türkiye liginde ilk içen insan olarak biliyorum kendisini, galatasaray maçında sami yen’de eski açık tarafından gelmişti şişe.
~ erman toroğlunun klasik eleştirilerine sen kimsin de beni eleştiriyorsun diyen toshack, toroğlunun futbol oynadım lafına hangi takım sorusuyla yaptığı kontra ertesinde “ankaragücü. hatta sizin ingiliz takımlarından birine karşı da oynadım” cevabını duymuş, “oo ankaragücü? big club!” ile noktayı koymuştur.
~ “ali şen is a clown” tribünlerin palyaço alişen ile renklenmesine sebebiyet vermiştir.
~ inekleri gösterip “işte defansımız; erkan ve rahim” diyebilmiştir.
-miştir, -mıştır bir yana coooooon beeeeeeencaaaaamiin toşak şıkşık toşak
}
formaların isimsizini, 1-11 dizilişini, şortun kısasını ve reklamsız olanları özleyenlere
classic football shirts
}
“kaleci, atışı yapacak olan adamın hangi köşeyi kendine hedef alacağını çıkarmaya çalışıyor” dedi bloch. “oyuncuyu tanıyorsa genellikle hangi köşeyi hedef aldığını bilir. ama atışı yapacak olan adam da büyük bir olasılıkla kalecinin bunun çıkarmış olacağını hesaplıyordur. dolayısıyla kalecinin bugünlüğüne topun öteki köşeye gidebileceğini hesaplaması gerekir. ama ya atışı yapacak olan adam da kalecinin mantığını izler ve sonunda topu her zaman hedef aldığı köşeye atmaya karar verirse?”
yazmak bir tür şizofrenidir aslında diyor handke. “kafa”sına erişmek zor tabii.
peter handke . kalecinin penaltı anındaki endişesi
}
altkültürler üzerine yazılmış en okunası kitaptır. bir yerden bulup edinmeniz konu üzerinde fikir sahibi olmak isteyenler için büyük fayda sağlar. kitabı 2 yıl önce okumuştum daha fazla detaya giremiyorum lakin olayı tek cümleyle özetlemiş dick hebdige abimiz;
gençlerin kültürel tarzları sembolik mücadeleler vererek başlayabilir; ancak bunlar yeni değerler ve tarzlar oluşturarak; yeni ürünler, sanayiler yaratarak ya da eskileri tekrar canlandırarak sona ererler.
dick hebdige - gençlik ve altkültürleri
}
gizemli İngiliz grafitici banksyânin çalışmaları yüz binlerce sterlin etmeye başlayınca duvarlar, kapılar yerinden sökülüp müzayedeyle satılmaya başlandı. Şimdi sanatçı bunu engellemenin yollarını arıyor
grafiti, duvarında güzel
yok artık demekten başka birşey diyemiyorum. mavi ekran çıkartabilsem çoktan çıkartmıştım.
}
habire kendisini tekrarlayan, tekrarlaya tekrarlaya da artık öz olarak samimi ve sahici bir kendisi kalmayan bir toplum olarak, yeni bir bayram vakası ile karşı karşıyayız. bu bayramda da her bayram öncesi olduğu gibi alışverişimizi maksimum seviyeye çıkartarak şirketlerin kar marjlarını arttırma vazifemizi tamamladık. yarından itibaren de gerek “forward” mesajlar, gerekse zorunlu makineleşmiş telefon konuşmaları ile güzel yurdum insanı bayramlarını kutlayacak. en azından kendi çevrem için konuşayım - ve gözlerim dahilinde - şu bayram görüşmelerini severek yapan insan tanımıyorum. zaten severek yapacak olsa yılın geri kalan kısmında yakınlarını ziyaret etme gerekliliğini bir şekilde yapıyordur diye düşünüyorum.Â
neyse diyerekten sayın erdoğanı da kızdırmamak için ramazan/şeker bayramınızı kutlasak mı bilemedik - olayı tatil olarak yorumluyormuşuz, değerlerimize saygısızlıkmış. hem o ramazan bayramıymış, şeker bayramı diyen püü rezilmiş, kafirmiş - nah kutlarız. 9 günlük tatile de sosyete meclisi karar verdi zaten.
yeraltı edebiyatı ekseninde, ekoloji, dada, sürrealizm, cyber, sitüasyonizm, yeşil anarşi, beat kuşağı, pulp şiir, punk, anarşizm, felsefe, medya teorileri, kolaj, mimari, fotograf, karşı şehircilik, politik edebiyat ve daha bir çok alanda, denemeden, makaleye, düz yazıdan liriğe dek, her 3 ayda bir çehresini yenileyecek olan süreli bir kitap-dergi projesidir.
şehrin kötü çocuklarına, doğuştan kaybedenlere, beat kuşağı. eskişehir’de kanatlı dost’tan edinmiştim. keyifle okuduk yenisini beklemeceyiz.
kadıköy underground poetix
}
extramücadele nedir?
Extramücadele 1997′de başlamış büyük bir projedir. Hayali siparişler üzerine çalışır. Aynen bir grafikerin müşterisi için bir işaret tasarlaması gibi toplumsal baskı altındaki bütün topluluklar için işaretler tasarlar. Onların hayali isteklerine uygun resimler yapar. Ãniversiteye alınmayan türbanlı kız da, kürtçe konuşması hoş karşılanmayan adam da, Avrupalılaşma hareketine karşı çıkan islamcı da, islamcının karşıdevrim arzusundan rahatsız olan ordu ve sol aydın da Extramücadele’nin hayali müşterileridir. Extramücadele’nin hiç bir politik düşüncesi yoktur. Taraf değildir. Olamaz.
leziz işler. extramücadele
}
iyi kötü bir bardak ve yarısını dolduracak kadar da su var..
kimisi diyor ki: yarımız bardağın tarafını, yarımız da suyun tarafını tutalım, sonra birbirimize girelim, bakalım hangi yanımız kazanacak
kimisi diyor ki: biz kimseye karışmayalım, uzaktan seyredelim, vakti gelince de dramdan vazife çıkaralım
met-üst
}
türkiye’de futbol, futbol hakemliği ve beşiktaşlı olmak. bütün sıkıntıları maçın süpersonik hakemi bitirebiliyor tek bir cümleyle benim harika ülkemde
kusura bakmayın
}
anarsist.org , egitimsen.org.tr , turandursun.com . kapatılan siteler listesine alındı.
kuşlar gibi özgürüz, özgürmüş gibi kuşlar.
}