Kitabın adı ?Sözlü ve Yazılı Kültür.? Kitabın esas konusu yazının bulunuşunun sadece sözlerin ve dilin yazıya dökülmesinden ibaret olmadığı, bunun dili de, kültürü de, yani insanın bütün düşünme ve hatta algılama biçimlerini değiştirdiği.
okumaya devam et
etiket: Kitap
Walter J. Ong?dan zihin açan yaklaşımlar?
alfredo bonanno . silahlı neşe
bir özgürleşme ve yıkım uygulamasının nasıl bir idare grubunun önceden belirlenmiş kuralları çerçevesindeki ölümcül, şematik katılıktan değil ama neşeli mücadele mantığından çıkabileceğini göstermek.
alfredo bonanno 93′de yazdığı önsözünde bu şekilde tanımladığı kitabı için 18 ay hapis cezası aldı ve italya yüksek mahkemesi tarafından kitabın imhası emredildi.
download .pdf
alfredo bonanno . silahlı neşe
milan kundera
iktidar sizi nerenizden yaralıyorsa orası kimliğiniz olur
milan kundera ve varolmanın dayanılmaz hafifliği.
okuyunuz.
anayurt oteli
hakan günday’la başı dönenlere
küçük iskender’le dibi düşenlere
altay öktem’le ne bok yerlerse yiyenlere:
yusuf atılgan, anayurt oteli
kim bu sivil amca?
başakşehir’de gecekondu yıkım operasyonu sırasında gazlar ve coplar konuştu. evsiz kalmak üzere olan kentsel dönüşüm düşmanı bir amcanın giydiği lüks kıyafetler ise dikkatlerden kaçmadı. ( şu adresteki gençler ile bir bağlantısı olabilir)
polise saldıran birkaç bebek de gaz bombaları yüzünden hastanelik oldu.
iktisadi aklın eleştirisi . andre gorz
Kapitalistler, “duvar”ın yıkılışının ardından kendileri için daha uygun bir “vahşet” ortamının oluşmasının sevinciyle “solun öldüğünü” ilan ettiler. Oysa ölen, kapitalizmin platformundan çıkamadığı için gayri-insani bir niteliğe bürünen reel-sosyalizmdi…”Duvar”ın yıkılmasından önce de reel-sosyalizme karşı çıkan Gorz, bu kitabında, kapitalizmin ve reel-sosyalizmin benzerliklerini göstererek asıl onların öldüğünü söyler. Ve onları aşan, alternatif bir sosyalizmin asıl şimdi mümkün olduğunu gösterir. Sanayi toplumlarının iki yüzyıllık ütopyası olan kapitalizmin ve reel-sosyalizmin çöktüğünü, bu krizin, modernliğin değil, modernliğin üzerinde yükseldiği önermelerin; aklın değil, akılcılaştırmaların krizi olduğunu söyleyerek yeni bir sosyalist ütopya imkânlarını tartışır. Öncelikle “her şeyin sayılabilir ve satılabilir olduğu”, “daha fazlanın daha değerli olduğu” iktisadi akılsallığı reddeder. İktisadi aklın kutsallaştırdığı “çalışma”yı sert bir biçimde eleştirirken üretim, tüketim, verimlilik kavramlarını da sorgular. Ona göre “çalışma” modernliğin evladı olan kapitalizm tarafından dinsel ve akıldışı gerekçelerle ibadete dönüştürülmüştür. Kapitalizmin “çalışma ideolojisi”ni ödünç alan reel-sosyalizm ise püriten etiğin yerine “sosyalist vatan” ve “parti” etiğini geçirerek “çalışma”nın özüne ve hiyerarşisine dokunmamış, böylece, insanın köleleştirilmesine ve yabancılaştırılmasına katkıda bulunmuştur.Gorz ise alternatif bir sosyalizmin esas olarak “boş zaman toplumu” olması gerektiğini savunur. Mutluluğun, tüketime ve çalışmaya değil, duygusal ve kültürel alışverişin yoğunluğuna bağlı olduğunu; “boş zaman”ın yaratıcılığa, birlikte yaşama becerisinin geliştirilmesine, sanata, oyuna ve aşka imkân verdiğini anlatır. Ve hangi toplumsal örgütlenme altında olursa olsun “çalışmak için mi yaşıyoruz, yaşamak için mi çalışıyoruz” sorusuna verilecek cevaba dikkat çeker. Bu cevap, aynı zamanda, nasıl bir toplumda yaşamak istediğimizi ve yaşama verdiğimiz anlamın niteliğini de gösterecektir.Kapitalizmin vahşeti karşısında yaşanabilir ve uygulanabilir bir ütopya arayanlara… Her şeyi sayılan, satılan ve tüketilen bir anlayışa indirgeyen “iktisadi aklı” sorgulamadan yeni bir sosyalizmin kurulamayacağına inananlara… Sevginin, şefkatin, dostluğun ve aşkın üretimden daha önemli olduğunu düşünenlere… Ve bir sabah işe gitmeyi, sevgilisine dokunmak için reddedenlere…
iktisadi aklın eleştirsi . andre gorz paldır kültür kapitalizm öğreten bir eğitim alan insan olarak bana oh be dedirten yayınlardan bir tanesi daha. idefix’de %25 indirimi de var. özellikle ekonomi alanında çalışanlara duyrulur.
halka hitaben
Çürük dişlerinizi,duyan kulaklarınızı,yaralarla dolu dilinizi sökmek için sizin seviyenize inmeden önce,
Kırmadan önce kokuşmuş kemiklerinizi,
Kolera sarmış karnınızı yarıp gübre olarak kullanmak için çıkarmadan önce,
Yağ bağlamış karaciğerinizi,bayağı dalağınızı ve şeker hastalığına tutulmuş böbreklerinizi,parçalamadan önce çirkin,gevşek ve mide bulandırıcı cinsel organınızı
Güzellik,çoşkunluk,şeker,felsefe için açlığınızı söndürmeden önce
Matematiksel ve şiirsel metafiziksel biber ve hıyarlarınızı,
Sizi acımasız eleştirilerle dezenfekte etmeden,tutkuyla temizleyip parlatmadan önce
Hepsinden önce
Uzun bir antiseptik banyo yapmalıyız
Ve sizi uyarıyoruz
Bizler katiliz
dada manifestoları,altıkırkbeş,ağustos2008
sürrealist manifestolar . andre bréton
uğursuz ekmeği kuşlara dağıtana lanet olsun. İçinde çok fazla kuzey barındıran biriyim ben.
andre bréton‘un 1. 2. 3. manifestoları tek kitap içerisinde, 6:45′den kitapçılarda. afiyet olsun.
okulsuz toplum . ivan illich
Günümüzde okul sistemi tarih boyunca güçlü kiliseler için geçerli olan üç işlevi yerine getirmektedir. Okul hem toplum mitinin kaynağı, hem bu mitin tezatlarının kurumsallaştırılması ve hem de mit ile gerçeklik arasında uyumsuzluğu tekrar üretecek ve gizleyecek olan ritüel mekanıdır…Özgür bir toplumun, modern bir okulda oluşturulabileceği görüşü paradoksal bir iddiadır. Bireysel özgürlüğü garanti altına alma, bir öğretmenin öğrencileriyle meşguliyetinde tamamiyle gözardı edilmektedir. Öğretmen sahip olduğu kişiliğini yargı, ideoloji ve doktor işlevleriyle birleştirdiğinde, toplumun temel yapısı, yaşam için hazırlanması gereken süreçle amacından saptırılmaktadır. Bu üç gücü birleştiren bir öğretmen, öğrencinin yasal veya ekonomik reşit olmama durumunu meydana getiren ya da özgür toplanma hakkını kısıtlayan yasalara göre öğrencinin haklarını daha fazla kısıtlar. Ağaçları yaşken eğip bükmek sevgili öğretmenlerin içtenlikle yerine getirdikleri kutsal ve benzersiz bir vazifedir.
“okul eğitim açısından etkisiz olduğu kadar bölücü bir nitelik de taşımaktadır” başlığı altında okulun gereksizliğinin anlatıldığı bir kitap. farklı bakış açıları kazandırmakta. sınavlarınızdan önce okumayın, çalışmassınız.
küreselleşme kim için? . erinç yeldan
Ülkemizin yetkin iktisatçılarından Erinç Yeldan, Küreselleşme, Kim için? kitabında yaşadığımız küresel iktisat ikliminin tarihsel ve güncel analizini yapıyor. Özellikle sayısal verileri, emekçiler açısından can alıcı eğilimleri öne çıkaracak biçimde düzenleyerek yorumluyor.
Kavramların içini yeniden doldurarak iktisadın ve ekonomi politikaların nereden gelip, hangi duraklardan geçerek bugünlere geldiğini önümüze seriyor.
Üç ana bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde küreselleşme kavramının ideolojik niteliği ele alınıyor ve muhafazakâr, neoliberal ideolojinin doğrudan bir ürünü olduğu ortaya konuyor. ikinci bölümde neoliberal küreselleşmenin iktisat siyasası, kuramsal temelleri ve pratik yaşamdaki uygulama sonuçlarıyla birlikte tartışılıyor. Son bölümde ise Türkiye özelinde imf programı ile somutlanan ve AKP iktidarınca yürütülen iktisat politikaları değerlendiriliyor. Bu bölüm kapsamında üç ana tema ele alınıyor. İlk elde genel olarak imf programı ve Vaşington Mutabakatı diye anılan neoliberal politikalar okuyucuya tanıtılıyor; ikinci olarak Türkiye ekonomisinin 2001 krizi sonrası gelişimi inceleniyor. Bunu özelleştirmeler ve yasalar çıkarılarak dayatılan diğer yapısal değişimlerle ilgili yazılar tamamlıyor.
piyasa liberal ekonomist kaynerken, en azından farklı bir bakış açısı ki bence daha fazlası, gayet basit bir anlatımla…
john fante . los angeles yolu
Her sabah bu duyguyla kalkıyordum yataktan. Şimdi kendime bir iş bulmam lazım, lanet olsun. Kahvaltı ediyor, kolumun altına bir kitap yerleştirip ceplerime kalem doldurduktan sonra kapıdan çıkıyordum. Merdivenden indiğim gibi kendimi dışarı atıyordum. Bazen sıcak oluyordu hava, bazen soğuk, bazen sisli, bazen açık. Koltuğumun altında kitapla iş aramaya çıktığım için önemi yoktu havanın.
türk edebiyatında futbol
turgut çeviker hazırlamış. can yücel, nazım hikmet, rıfat ılgaz, aziz nesin, cemal süreya, islam çupi, enis batur … içerikli 50 kadar şair ve yazarın eseri mevcut. abidin dino’nun çizimleri ise ayrı bir güzel. okuması çok keyifli. her kütüphaneye lazım.
ayrıca, cemal süreya’dan babı hakkı yazısı, isteyenler;

