etiket: insan

erich fried

benim marxım senin marxının
sakalını yolar

benim engelsim senin engelsinin
dişlerini döktürür

benim leninim senin lenininin
kemiklerini kırar

bizim stalinimiz sizin stalininizi
ensesinden vurur

bizim troçkimiz sizin troçkinizin
kafasını yarar

bizim maomuz sizin maonuzu
yangtze nehrinde boğar

kapatmasın diye bundan böyle
zaferin yolunu

erich fried / seçmeler . papirus yayınları

{ 0 yorum }

allen ginsberg

“beat”, yıpranmış, üstünde tepinilmiş anlamına geliyor. büyük savaş sonrasının “yitik” kuşağından sonra biraraya gelen tehlikeli bir avuç adamın adını koyduğu “beat” kuşağı, bir döneme imza atmakla kalmadı. 60′lar boyunca amerika ve avrupa’da etkisini gösterdiği gibi kentsel ve toplumsal hareketlerin, sivil itaatsizliğin dilini oluşturuyordu. yitik kuşağın inançsızlığının, intiharı kayıtsızlığın yerini beat kuşağında yırtıcı bir inanç ihtiyacı almıştı. gingsberg, eşcinsel özgürlük hareketinin bayrağı olduğu gibi, iktidarı sarsacak her noktada bayrak salladı. 1960 yılında televizyona çıkıp marihuana kullanımının serbest olmasını savundu. vietnam savaşına karşı protestoda bulunduğu için 1967′de tutuklandı. bir yıl sonra da başka bir gösteride göz yaşartıcı bombayı kafasına yedi. 1965 yılında hoover’i kendisini tehlikeli vatandaşlar listesine koymakla suçladı. çünkü daha sonra da yıllarca ülkesine döndüğünde hava alanında çırılçıplak soyunup aranıyordu. bu çok doğaldı. allen ginsberg, 70 yıllık hayatında hep tehlikeli bir vatandaş olarak kalmayı başardı. hippileri’in babası oldu. 1965′te londra’ya gitti. oradaki şiir okuma gecesi londra’daki “yer altı” kültürünün oluşmasını başlattı. pink floyd ve the sof machine oradan çıktı. bob dylan’la çalıştı, onun filminde oynadı. 1968 yılında chicago’daki büyük savaş aleyhtarı toplantıya burroughs, jean genet ve terry southern’la birlikte katıldı.

allen ginsberg, hippilerin etrafında toplanacakları bir deyim üretti: “çiçek gücü”. budizmle tanıştı ve ilk budist şiir okulunun açılmasına ön ayak oldu. hayatı boyunca şiirin, müziğin, çiçeğin kazanacağına inandı. 80′lere de boyun eğmedi. her şeyin kabul gördüğü, iktidarın, yeni dünya düzeninin ve kayıtsızlığın dünyasında o şiire, dostlarına ve müziğe tutkundu. punk-rock’a inandı. clash topluluğuyla sahneye bile çıktı.

allen ginsberg öldüğünde “beat” kuşağının, hippilerin, 68 kuşağının, kısacası savaş sonrası kuşakların bir babası öldü. yıl 1997′ydi. fazla gürültü kopmadı.

yıldırım türker

{ 0 yorum }

libertad para santi

{ 0 yorum }

the punking of paris hilton

banksy‘nin geçtiğimiz senelerde müzik marketlerindeki paris hilton cd’lerini kendi hazırladığı kapak ve index ile değiştirmesi. “ahaha süper lan” efekti ile izlenir.

the punking of paris hilton @ youtube

{ 0 yorum }

ayazma/ kentsel dönüşüm

bayılıyorum şu kentsel dönüşüme!

ayazma dayanışması


{ 4 yorum }

nihai . aşkın yücel seçkin

*SOLuCAN Fanzin yazarlarından Aşkın Yücel Seçkin’in ilk romanı ‘Nihai’ 15 Kasım 2008- İstanbul’da ilk baskısını yaptı.

Fotokopi-Ozalit baskı-ciltli olan kitap 105 sayfa olup İstanbul içi elden dağıtım yapılacaktır. İstanbul dışındakiler için; banka havalesi,posta çeki ile ödeme yapabilirlerse kargo ile yollanabiliyor: askin_yucel@hotmail.com

Bir başka seçenekte kredi kartı ile http://urun.gittigidiyor.com/Nihai_W0QQidZZ13920122 adresinden memleketin dört bir yanına ulaştırılabiliyor.

Kitapların her biri numeratör ile numaralandırılmış olup her numaradan bir adet vardır.

Fiyatı 7 YTL
(ürünün kendisini çıkarıp yeni baskılar yapmak ve başka projeleri gerçekleştirmek için kullanılacaktır.)

“Tersine dönmüştü akreple yelkovan arasındaki ilişki.”

“Bazen bir ayna bulursun, tutulursun, bakamazsın, hareket edemezsin, köşeler kapalıdır, çıktığını sandığın otoban bir raylı sistemdir aslında…”

SOLuCAN Co. 1
http://www.sol-u-can.com - sol_u_can@hotmail.com

solucan fanzin‘den kendisiyle bir türlü tanışmak için denk gelemediğiz aşkın’ın kitabı yayınlanmış. henüz elimize geçmedi ama geçtiğinde kitap değerlendirmemizi de yazarız. gözümüz kapalı tavsiyemizdir. pişman olmazsınız.

{ 0 yorum }

bu krizden sonra “savaş” gelebilir - erinç yeldan

“Büyük sermaye ?Dünya ticaretini sadece ben yönlendireyim? diyor. Eğer kârlılığı kısıtlanırsa buradan tek çıkış yolu kalıyor; ?düzeltici savaş.? Yoksa çok fazla sermayedar çok fazla üretim yapıyor ve bu borçlulukla da yeni bir talep yaratılamıyor. O zaman da bu iktisadi artığın bir savaşla veya bir başka yolla yakılması gerekiyor”

milliyet gazetesinin röportaj yaptığı erinç yeldan’ın kriz hakkındaki düşüncelerini içeren güzel bir soru/cevap. kendisininden an itibariyle ders alan bir insan olarak, gayet güzel insandır. biraz uzun bir yazı ama kaçırmadan okuyunuz derim.

okumaya devam et »

{ 0 yorum }

Bertolt Brecht

Naziler geldiler.Önce komşularımı götürdüler, sonra yazarları ses çıkartmadım. Sonra komünistleri götürdüler. Ses çıkartmadım. Tekrar geldiklerinde sosyalistleri tutukladılar götürdüler. Yine ses çıkartmadım. Beni almaya geldiklerinde ses çıkartacak kimse kalmamıştı.

{ 0 yorum }

buffalo bill

sırf şan uğruna binlerce bizonu katleden, ayrıca Kızıl derili katliamlarında ordu birlikleri ve öteki katillere kılavuzluk yapan, daha sonra bir tiyatro kumpanyası kurarak sözkonusu marifetlerini sahnelerde canlandırarak yolunu bulan bu korkunç herifi amerikalılar, çizgi roman dahil  türlü yollarla, bir kahramandır diye dünyaya gazlamışlardır.

dünya sana minnet amerika

yav$ak / %otuz ~ türkiye’nin en çok satılan split dergisi no:1

{ 0 yorum }

”Eskişehir Food Not Bombs”

Bir yerden başlamak gerektiğini düşündüğümden. Eskişehir için bir
iletişim kanalı açmak istedim. O yüzden bir blog edindim. Eğer
eskişehir olan veya olmayan bir şekilde birlikte hareket edebileceğimiz
insanlar varsa gerçekten bu blogta iletişime geçebilirsek bir şekilde
çok güzel olur diye düşünüyorum. Buradan da olur hiç farketmez açıkçası. Blogtan daha iyi bir önerisi olan varsa ona da açığım zaten.
e-mail adresi de aldım isteyen buradan da ulaşabilir.

eskfoodnotbombs@gmail.com

http://foodnotbombsesk.blogspot.com/

Herhangi bir eylem içine girmiş bulunmuyoruz şu anlık.İlk adımın
internet üzerinden iletişim kanalı açmanın daha mantıklı olacağını
düşündüm.

Bomba Değil, Yiyecek eylemi için şu anda benle
birlikte 3 kişiyiz daha fazla kişi ile iletişime geçmek istedik.
Böylece biraz daha insan olduktan sonra neler yapabiliriz, nasıl
olabilir gibi sorulara cevap verebilmeyi umuyorum.

{ 21 yorum }

erkan oğur

benim müzikle olan ilişkim şu gördüğünüz saz gibi, üzerinde perdesi, telleri, burguları, eşiği yok… sanki yarım yamalakmış gibi görünse de böyle bir manası var. sessizdir, sesi çıkmaz… sesi çıkan müziklerimiz ise yaşamak için, para kazanmak için, nefsimizle ilgili bazı problemleri dile getiren bir biçimde üretilmektedirler. müziğin bir enerji biçimi olduğuna inanıyorum, bir lisan olduğuna inanıyorum, ölmekte olan bir lisan olduğunu düşünmekteyim. giderek azalmakta ya da başka şekillere dönüşmekte olduğunu görmekteyim… “ben müzik yapamıyorum.” bunları söyleyebilirim…

türkiye değeri bilinmeyen sanatçıların başında gelmesi ciddi derece de sinirimi bozuyor. ölümsüz olmasını dilediğim harika bir insan.

{ 0 yorum }

İlyas Salman’ı nasıl bilirdiniz?

Repliklerinden hatırladığımız şeyleri yazsak süper komik şeyler çıkar ortaya

- Şakir, şakirrrr (Çiçek abbas’ta şener şen’e ithafen)

{ 3 yorum }
pazar konserdeyiz
  • giriş işlemleri

  • son yorumlar

  • ...

    Sabahın altı buçuğunda bir çalar saatin sesine uyanıp yataktan fırla, giyin, zorla birşeyler atıştır, sıç, işe, diş fırçala, saç tara, başka birine büyük paralar kazandırmak ve sana tanınan fırsat için müteşşekkir olmak için berbat bir trafiğin içine dal. nasıl razı olunur böyle bir yaşama? c.b