büyük şirketler ve liderlere ayar vermece;
etiket: film
“gitmek” gerek.
Türkiye Kültür Bakanlığı, Hüseyin Karabey’in “Gitmek” filmini İsviçre’deki “Culturescapes” festivalinin programından çıkarttırdı. Bakanlık bürokratı festival yönetimini para desteğini çekmekle tehdit etmiş … kişi Kültür Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yazar. Festivalin yöneticisi, Yazar’ın “Bir Türk kızı Kuzey Iraklı bir Kürt’e âşık oluyormuş” diye hem de izlemediği halde filmin programdan çıkartılmasını istediğini söylüyor.
kültür bakanlığı genel müdür yardımcısı bu insan. evet yanlış okumadınız. ben de insan derken utandım.
made in china
abd’li bir vatandaş etrafındaki “made in china” temalı şeyleri fotoğraflamış ve böyle bir kısa film oluşmuş; made in china
not made in china‘ya selam olsun.
voksne mennesker
oğuz atay‘ın değil, noi albinoi‘den bildiğimiz dagur kari‘nin tutunamayanları. neden tutunamayanlar anlamak güç olsa da (dark horse) minimal sinema anlayışı ve dinginliğiyle budur dedirtiyor bana. izlenmesi kamu yararınadır.
belgesel
kanallar yayınladığı bir program yüzünden ceza alıyor, programı yayınlayamadığında ise ceza olarak da yerine belgesel yayınlıyor. üzerinde insanların günlerce çalışıp uğraştığı, bir ton sıkıntı çektiği belgeseller insanlara “ceza” diye izletiliyor. anlam vermek mümkün değil gerçekten bu ülkeye.
ahmet uluçay
kısa’larını ciddi uğraşlara rağmen bulamadığım, çok da merak ettiğim varoluşuyla bile beni mutlu edebilen bir insan. son akbank kısa film festivalinde kendisi ile yapılan röportaj beni benden almıştır.
eskiden sanatçılar olmadan dünya dönmez sanırdım. şimdi düşünüyorum ki bir ressam resim yapmasa, ben film çekmesem dünyada birşeyler değişmez.
paradise now
bir intihar bombacısının bakış açısı, olabildiğine tarafsız bir biçimde. hany abu-assad yönetmiş.
- sinemayı değil, israil’e idi eylem. batı şeria’da çalışanlara yolu kapamışlardı… ve biz de bunu protesto için sokaklardaydık. eylem sinemada sona erdi ve orayı ateşe verdik.
- niçin sinema?
- niçin biz?
kader
bekir abimin esas manitası, ama süper kızdır uğur abla, siz bakmayın bekir abimin evli olduğuna, esas hikayesi uğur abladır. kerem ile aslı’nınkinden bile daha büyüktür allahıma, eşsizdir, benzeri yoktur. bekir abim kurşunlar yemiştir bu yolda. uğrunda görmediği şehir, yürümediği yol kalmamıştır. beşiktaşlıdır.
rakamla10‘dan en güzel özet.
avangard & underground film gösterimleri
ekim ayı itibariyle her ay bir salı akşamı, kargart salonu’nda avangard ve underground film türlerinin önemli örneklerini izleme fırsatınız olacak.
uzun bir zamana yayıldığı için [ayda bir gün], gösterimler sona erdiğinde fark edilecek ki; aslında ortaya çıkan avangard/underground film dünyasının katmanları arasında yapılmış olan verimli ve keyifli bir yolculuktur. 6.45 yayınlarının deneyim ve kişisel tercihleriyle oluşturduğu bu gösterim tablosu sinema öğrencilerinden alternatif sanat takipçilerine dek farklı skalaların insanlarının ilgisini aynı ekrana çekecek.
ekim gösterimleri:
“Window Water Baby Moving”
Stan Brakhage
ABD, 1959
13 dk.Stan Brakhage, 1933âde doğdu 2003 yılında göçtü. 20. yüzyılın en önemli deneysel film-yapımcısıdır. 16mm, 8mm, 35mm ve IMAX formatlarında âpure cinamaâ olarak adlandırdığı türde pek çok çeşit örnek verdi. 50âlerde, New York ve San Franciscoâda şiir, mit ve düşsellik deneyimlerini temel alıp kendi kişisel sinemalarını yaratmaya çalışan birçok filmyapımcısından biriydi. 1957âde yaptığı âAnticipation of Nightâ onun için ve bağımsız filmcilik için bir dönüm noktasıydı. Çünkü görü/şâü işinin tam merkezine yerleştiriyordu. 4,5 saatlik âThe Art of Visionâ,yapımcısı tarafından âgörsel bir şölenâ olarak tanımlandı.
“Un Chant d’Amour” veya, “A Song of Love”
Jean Genet
Fransa, 1950
26 dk.Jean Genet, tek filminde de kitaplarında işlediği ana teması eşcinselliği kullanmıştır.
“Konec stalinismu v Cechách” veya ;”Death of Stalinism in Bohemia”
Jan Å vankmajer
İngiltere, 1990
10 dk.Yaşayan en büyük sürreal film yapımcısı Å vankmajerâin politik görüye en net yer verdiği filmlerinden biri. 1948 Sovyet işgalinden 1989âda âKadife Devrimâe kadar Çekoslavakya tarihine kendi sürrealist sanat anlayışı ve politik görüşünü birleştirdiği bir gözle baktığı filmi.
âRegenâveya âRainâ
Joris Ivens
Hollanda, 1929
14 dk.1898 doğumlu Hollandalı belgesel filmyapımcısı Joris Ivens, 1989âda Parisâde öldü. Dünya ticaretinin ve devrimlerin insanların kaderini belirlediği,global göçün, iki dünya savaşının hüküm sürdüğü 20.yüzyılı, film, radyo, TV, trenler, arabalar ve uçaklar ile görünür olan yeni iletişim ve ulaşım çağını kendi görüsüyle ve kamerasıyla bize aktardı.
âEmak Bakiaâ
Man Ray
Fransa 1926
16 dk.1890 doğumlu Amerikalı sanatçı kariyerinin büyük bir kısmını Parisâde geçirdi. Aslında basitçe modernist olarak tanımlanabilecek sanatçı, her ne kadar informel bağları da olsa Dada ve Surrealist akımların da katılımcısıydı. En çok avangard fotoğrafçılığıyla bilinen sanatçı kendini tüm bunların ötesinde ressam olarak tanımlıyordu.
âChromofobiaâ
Raoul Servais
Belçika 1966
9 30 dk.1940 Belçika doğumlu Raoul Servais, ressam ve filmyapımcısı olmadan önce Ghentâde Güzel Sanatlarâdan mezun oldu. 1960âlardan itibaren, fotograf ve animasyonu, animasyon tekniklerini ve trick fotografçılığının yeni olanaklarını keşfederek birleştirmeye uğraştı.
âThrust in Meâ
Richard Kern & Nick Zedd
ABD, 1985
8 dk.New Yorkâlu underground filmyapımcısı, yazar ve fotografçı Richard Kern ve filmyapımcısı ve yazar Nick Zeddâin âshock valueâ filmi. Nick Zedd ayrıca 1985âde underground film hareketini tanımlamak için âCinema of Transgressionâ terimini icat eden adamdır da. Ve aynı isimli manifestosunda : â Tüm film okullarının havaya uçurulacağını ve bir daha asla o sıkıcı filmlerin yapılmayacağını bildiririz.â demiştir.
14 ekim salı, saat:20.00
*giriş ücretsizdir…KargART Adres: Kadife Sokak No:16 Kadıköy-İst.
fluxus’un kısası
fluxus ya da yaşayan sanatı ve karşı sanatı yayma amacı taşıyan bir sanat akımı. neo-dada diyen var demeyen var. derdimiz bunu tartışmak değil. 37 kısa fluxus filmi, tüketime hazır.
terry gilliam . monty python
garip, grotesk ve zevksiz şeyleri daima sevdim işte bu yüzden hollywood’dan hoşlanmıyorum. çünkü hollywood güzel, steril ve sıradan olanı bize sunmakla meşgul. ben ise hep ötekini merak ediyorum.
bekir abimin esas manitası, ama süper kızdır uğur abla, siz bakmayın bekir abimin evli olduğuna, esas hikayesi uğur abladır. kerem ile aslı’nınkinden bile daha büyüktür allahıma, eşsizdir, benzeri yoktur. bekir abim kurşunlar yemiştir bu yolda. uğrunda görmediği şehir, yürümediği yol kalmamıştır. beşiktaşlıdır.
