etiket: film

Bursa İpek Yolu Film Festivali

Festival 28 Kasımda başlayıp 4 Aralıkta  sonra erecek. Renkli geçmesini güzel kısa filmler seyretmeyi ümit ediyoruz. Bu arada bide festivalin afişleri çok ilgi çekici. Bir fil….. olabilir tarzında . Bu afişlerden bazıları. Bir film iskender kadar baş döndürücü olabilir . Bir film ipek kadar dokunaklı olabilir. Bir film uludağ kadar görkemli olabilir. Bir film Zeli Müren kadar unutulmaz olabilir.

{ 0 yorum }

sürdürülebilir yaşam

Sürdürülebilir Yaşam Kolektifi, yaşamı sürdürülebilir kılmak niyetiyle bir araya gelmiş bireylerin “yaşamı çoğaltacak” projeleri kolektif olarak hayata geçirme amacıyla doğmuştur, esnek yapısı ile kişilerin katılımına açıktır. Tamamen sivil bir oluşumdur ve tüzel bir kişiliği yoktur. Film festivali gibi “sürdürülebilir yaşam” konusuyla ilgili farkındalık arttırıcı çalışmaların yanında permakültür, öğrenme bahçeleri, sürdürülebilir yaşam için tasarım gibi konularda çalışmalarını bireylerin ve kurumların desteği ve katılımıyla sürdürmektedir.

sürdürülebilir yaşam

bu yakınlarında film gösterimi yaptıklarını hatırlatır, sürdürülebilir yaşam demişken bill mollison amcayı ve yabanıl’daki “masanobu fukuoka’nın doğal çiftçiliği ve permakültür” başlıklı çeviriyi de atlamayın derim.

{ 0 yorum }

Film isteyen?

Le Scaphandre et le papillon [2007]
Kramer vs Kramer [1979]
Léon [1994]
Tenacious D in The Pick of Destiny
Traitor [2008]
Iron Man 2008

isteyene cd’leri yollayabilirim. ayrıntılı bilgi, filmlerin yorumları için
kksinema.blogspot.com

{ 1 yorum }

AntiCopyright

Mükemmelin ötesine geçen. Bir sürü kez sömürülecek ve kollektif bir şekilde ingilizce bilenler tarafından türkçeye çevrilinmesi gereken blog.

anticopyright

{ 8 yorum }

black gold: a film about coffee & trade

black gold, isminden de anlaşılacağı üzere kahve ve kahve üzerine yapılan ticaretin etiyopya’daki üreticiler üzerine etkisini gösteren bir film. kahve borsasında belirlenen fiyatların, etiyopya’da yaşam standartlarını yükseltmeyi bırak, yiyecek ve temiz bir su bile bulmalarını sağlamayacak bir düzeyde olması herşeyin özeti. çok uluslu kahve şirketlerinin 1 kg kahveden elde ettikleri gelir 230$ iken, bunun sadece 0.12$’ının üreticilere gitmesi olayının boyutunu görmek için yeterli sanırım. kahvenizden yudum almadan izleyip düşünmenizi tavsiye ederim.

film hakkında detaylı bilgi için filmin resmi sitesi; black gold: a film about coffee & trade; ve içtiğimiz kahvenin ücreti kimlere gidiyoruz görmek için: coffee calculator.

download, black gold: a film about coffee & trade @ rapidshare

http://rapidshare.com/files/28615177/hnr-blackgold.part1.rar
http://rapidshare.com/files/28617944/hnr-blackgold.part2.rar
http://rapidshare.com/files/28620402/hnr-blackgold.part3.rar
http://rapidshare.com/files/28622933/hnr-blackgold.part4.rar
http://rapidshare.com/files/28625419/hnr-blackgold.part5.rar
http://rapidshare.com/files/28627982/hnr-blackgold.part6.rar
http://rapidshare.com/files/28629971/hnr-blackgold.part7.rar
Password: docs

{ 2 yorum }

zeitgeist: addendum

ilk filmi hakkında burada konuştuğumuz zeitgeist’in ikinci filmi rahatlıkla indirebilirsiniz;

zeitgeist: addendum

{ 2 yorum }

batman

BATMAN Belediye Başkanı DTP’li Hüseyin Kalkan, dünya gişe rekorları kıran “Batman” filminin yönetmeni Christopher Nolan’a, Batman şehrinin adını izinsiz kullandıkları gerekçesiyle dava açmaya hazırlanıyor. Kalkan, “Davayı önümüzdeki süreçte filmin çekildiği ABD’de açmayı planlıyoruz” dedi.

ABD?li yönetmen Christopher Nolan’ın yaptığı “Batman” filminin adının Batman şehrine ait olduğunu ve isim hakkının da kendilerinin olduğunu savunan Başkan Kalkan, konuyla ilgili hukukçuların çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Kalkan, şunları söyledi:

“3 yıl önce Yılmaz Güney Sinema Salonu’nu açarken, dünyada gişe rekoru kıran Batman filmiyle açmayı planlıyorduk. Fakat sinemanın adı Yılmaz Güney olduğundan usta oyuncunun filmiyle sinemamız açıldı. Dünyada bir tek Batman var. ABD’li film yapımcıları ilimizin adını bizden habersiz filmlerine yansıtmışlar. Batman’ın adını kullananlardan davacıyız. Bu davayı gerekirse de ABD’de de açacağız.

{ 4 yorum }

Aman Adanalı

Günlerdir, haftalardır beklediğimiz (ya da bize bekletilen) ADANALI dizisi başladı. Şöyle kovalamacalı, gerilimli heyecanlı bir dizi olsun dedik. Oktay Kaynarca iyi oyuncu ne de olsa. Zaten Kurtlar Vadisi ondan sonra tat vermemişti. Yıllar sonra da iyiler tarafında olacaktı. Dedik bakalım polis şiddeti ne kadar meşrulaştırılacak, dedik kesin bi sürü terörist imha edilecek felan (bunları derken de tabi dizi sektörünün anasına ağza alınmayacak laflar da ediyorduk)

Neyse efendim, ilk bölüm. Kötü dizilerden en kötüsünün ne kadar kötü olabileceğini tahmin bile edememişiz. Ulan her şey bir yana ağzına sıçtığım bir senarist filmin kötü adamını bir kızla tanıştırdı. Ama nasıl bir tanışma. Yarabbim sen bu diziyi dünyanın en kötü dizileri listesine koyma, beni koy. Hayır senaristi koy. Rabbim sen Adanalı dizisinin senaristini liseli bir zebaniyle beraber yak.

Her şey bir yana senaristin liseli takıntısı var. Ya da liseli sevgilisi var. Ya da senarist liseli. Filmin kötü karakteri bir kıza arabayla çarpıyor ve birbirlerine aşık olma boyutlarına geliyorlar. Hani çocukken bisikletle sokaklarda dolaşırsınız. Bir kaç sokak ötede dolaşırken aklınızda çocukça boş fikirler geçer. Kızları düşünüyorsunuzdur, pipinizi düşünüyorsunuzdur, başkalarının pipisini düşünüyorsunuzdur. Kankanız eğer kız olsaydı size verirmiydi diye düşünüyorsunuz ne bileyim bir oyun almışsınızdır ve bölümü nasıl geçeceğinizi düşünüyorsunuzdur. Aniden kafanıza bir top çarpar. Ama hayvan gibi çarpmıştır. Hışımla dönersiniz ve kafanızda dolaşan tüm pipileri, tüm oyunları ne bileyim tüm kızları topu atanın münasip tarafına sokmak istiyorsunuzdur. Döndünüzya karşınızda bir kız.

Aşk mı başlayacaktır yoksa? Kız zaten size aşık. Siz de aşık olacak mısınız? Kızın gözü çok mu güzeldir. Yok canım. Fantazi insanı mısınız? “Manyak mısın lan gerizekalı” der ve bisikletinize atlar gidersiniz.

Kıza aşık olursanız durumunuz çok fena. Senarist olur ve Adanalı dizisini çekersiniz. Buna başarı derseniz hayattaki tek başarınız bu olur.

Taha Eymir

(http://kksinema.blogspot.com adresinden film yorumlarımı okuyabilirsiniz.)

{ 0 yorum }

the yes men

büyük şirketler ve liderlere ayar vermece;

the yes men

{ 1 yorum }

“gitmek” gerek.

Türkiye Kültür Bakanlığı, Hüseyin Karabey’in “Gitmek” filmini İsviçre’deki “Culturescapes” festivalinin programından çıkarttırdı. Bakanlık bürokratı festival yönetimini para desteğini çekmekle tehdit etmiş … kişi Kültür Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yazar. Festivalin yöneticisi, Yazar’ın “Bir Türk kızı Kuzey Iraklı bir Kürt’e âşık oluyormuş” diye hem de izlemediği halde filmin programdan çıkartılmasını istediğini söylüyor.

kültür bakanlığı genel müdür yardımcısı bu insan. evet yanlış okumadınız. ben de insan derken utandım.

{ 2 yorum }

made in china

abd’li bir vatandaş etrafındaki “made in china” temalı şeyleri fotoğraflamış ve böyle bir kısa film oluşmuş; made in china

not made in china‘ya selam olsun.

{ 1 yorum }

devrim arabaları

ya yaparsak!

devrim kelimesi ve etkisi ya da yinelemek; ya yaparsak?

devrim arabaları

{ 2 yorum }
kırık çizgi demo