habire kendisini tekrarlayan, tekrarlaya tekrarlaya da artık öz olarak samimi ve sahici bir kendisi kalmayan bir toplum olarak, yeni bir bayram vakası ile karşı karşıyayız. bu bayramda da her bayram öncesi olduğu gibi alışverişimizi maksimum seviyeye çıkartarak şirketlerin kar marjlarını arttırma vazifemizi tamamladık. yarından itibaren de gerek “forward” mesajlar, gerekse zorunlu makineleşmiş telefon konuşmaları ile güzel yurdum insanı bayramlarını kutlayacak. en azından kendi çevrem için konuşayım - ve gözlerim dahilinde - şu bayram görüşmelerini severek yapan insan tanımıyorum. zaten severek yapacak olsa yılın geri kalan kısmında yakınlarını ziyaret etme gerekliliğini bir şekilde yapıyordur diye düşünüyorum.Â
neyse diyerekten sayın erdoğanı da kızdırmamak için ramazan/şeker bayramınızı kutlasak mı bilemedik - olayı tatil olarak yorumluyormuşuz, değerlerimize saygısızlıkmış. hem o ramazan bayramıymış, şeker bayramı diyen püü rezilmiş, kafirmiş - nah kutlarız. 9 günlük tatile de sosyete meclisi karar verdi zaten.
iyi kötü bir bardak ve yarısını dolduracak kadar da su var..
kimisi diyor ki: yarımız bardağın tarafını, yarımız da suyun tarafını tutalım, sonra birbirimize girelim, bakalım hangi yanımız kazanacak
kimisi diyor ki: biz kimseye karışmayalım, uzaktan seyredelim, vakti gelince de dramdan vazife çıkaralım
met-üst
}
anarsist.org , egitimsen.org.tr , turandursun.com . kapatılan siteler listesine alındı.
kuşlar gibi özgürüz, özgürmüş gibi kuşlar.
}
bjk store geçtiğimiz sene binbir ödül, binbir övgüyle isim değiştirerek kartal yuvası olmuştu, iyi olmuş demiştik. iğrenç ürün ağı içerisinde ne var ne yok derken karşımıza bir atkı çıktı “all I’ına g-there” yazıyor, evet yanlış görmediniz “all i’ına g-there” yazıyor. şunu düşünen, düşünmekle yetinmeyip atkısını çıkartan insanın atkıya sürülecek aklı olduğuna dair şüphelerim var. inanmayanı kartal yuvası’na alalım;
all I’ına g-there
}
bizlerle ilgili yalan yanlış haber yapan gazetelere karşı boykot yapın ve evinize sokmayın
evet haklı, daha da gerçekleri yazabilen fanzinlere yönelmek varken…
ILO (International Labor Organization) verilerine göre dünya nüfusunun %22’si günde 1$, %57’si ise 2$’a çalışıyor. kalan kesimi yazmaya bile gerek yok. üzerine yorum yazabilmek bile utanç verici.ne demiş hocalarımız.
evet arkadaşlar maliyeti düşürmek kârı arttırmanın yollarından bir tanesidir.
}
ahmet uğurlu, vakti zamanında karşı show diye bir program hazırlamış. jenerik aşağıdaki şekilde. asıl şimdi lazım değil mi? ve acaba bu tarz bir program şu günlerde tv.lerde boy gösterebilir mi?
karşı olmak lazim
bu olup bitene
iktidar kadar muhalefet de lazim
memlekete millete
karşıyız karşı, her şeye karşı
bir boşluk var muhalefette amaaan, haydaaa
her yer olmuş icraatin içinden, iktidarin sesiiii
karşıyız karşıyız karşı her şeye karşı
}
İnternetin en büyük video paylaşım sitesi You Tubeâa aylardır erişemeyen Türkiyeâde şimdi de dünyaca ünlü bir bilim adamının sitesine erişim yasağı geldi. Gen Bencildir, Kör Saatçi ve Tanrının Yanılgısı gibi kitapları Türkiyeâde yayımlanan Oxford Ãniversitesi profesörlerinden biyolog ve düşünür Richard Dawkinsâin internet sitesi mahkeme kararıyla kapatıldı. Dawkinsâin sitesinde, kapatılan diğer sitelerde olduğu gibi yasak kararının hangi mahkeme tarafından ve kaç nolu kararla verildiğine dair bir ifade bulunmuyor, yalnızca âMahkeme kararıyla erişim engellenmiştirâ yazısı yer alıyor.
site kapatma ekibinde bulunan insanları cidden merak ediyorum, evrimlerini tamamlayabildiler mi?
Bizim muhitte bir deli var! Hergün “Arabada beş, gezme ceylan bu dağlarda, arabada beş” diyerek ve ayaklarını sürüyerek gezen bir deli. Evde olduğum günlerde kesin duyarım sesini. Adını merak eden varsa Adnan. Bu adama deli denmesinin sebebi hep aynı şeyi yapıyor olması. Bir kere yapsa sorun yok yani;
“Ne ? arabada beş gezme ceylan arabada beş mi? bilemiyorum akıllı da olabilir.” Ama hergün bunu yaptığı için birileri ona para verse buna delilik değil “iş” deniyor. Hergün otur ve aynı şeyi yap. 40 sene aynı şeyi yap ve sana deli değil memur bey, amirim, öğretmen hanım, doktor bey, sayın savcım, komutanım v.s. desinler. Tamam gömleğimi getirin bana..
paul tibbets hiroşimanın tepesine “little girl” isimli bombayı bırakmadan önce. fotoğraf çekildikten saatler sonra tek tuşla 250 bin kişi öldürmek. milyonlarcasını sakat bırakmak. ardından “…doğru işi yaptığımıza inanıyordum. evet, birçok insan öldüreceğimizi biliyordum. ama birçok hayatı da kurtaracağımızı biliyordum. japonya`yı işgal etmek zorunda kalmayacaktık” diyebilmek. uçağa annesinin anısına “enola gay” ismini vermek. kimin suçu?
~ şahin, doğan gibi arabaları neon ışığıyla donatıp, egzoza susturucu takma gibi eylemler bir yere kadar açıklanabilirken arabanın arka camının komple “nike amblemi” yapıştırmak.
~ mohawk saçlar, vans ayakkabılar ve exploited t-shirtlü gencimiz ile türbanlı bir kızımızın dudak dudağa ilişkileri.
~ olimpic kebap ve lahmacun salonu.
~ sözde şehir yaşantısından ve beton yığınından kaçıp, kaçılan yerlerde benzer yapıları daha boktan bir biçimde kurmak. ardından doğayla iç içe tatil yapmak.
~ davullu zurnalı asker uğurlaması yapmak.
~ türk gençleri neden hep yabancı gençleri beğendi?
~ “gines” rekorlar kitabından bir not; dünyanın en uzun süreli misket oynayan ikilisi - tam 28 saat. neden?
unuttuklarımı ekleyiverin.
}