bursaspor - antalyaspor maçını izlemek için 7 otobüsle bursa’ya gelen 280 antalyasporlu taraftar, inegöl yakınlarındaki bir akaryakıt istasyonunda mola vermek için durdukları sırada yoldan geçen araçları taşlamaya başladı. atılan taşlardan biri, bir otomobilin arka koltuğunda oturan 9 yaşındaki otistik ebru kesme’nin sol gözüne geldi. ailesi tarafından hastaneye götürülen küçük kız ameliyata alındı. doktorlar, küçük kızın sol gözünde yüzde 90 görme kaybı oluştuğunu ve kör olma ihtimalinin bulunduğunu belirtti.
olaya sövmek bile anlamsız. tamamiyle grup psikolojisi içinde cesaretlenen, normalde sesi çıkmayan vatandaşın -neyin gazına geliyorlarsa anlamak mümkün değil- yaptığı taşlamalar bunlar ve genelde taşladıkları otobüs indiğinde orada bulunmayan insanlar. geçtiğimiz yıllarda gittiğim konya deplasmanında sapanla taş atan bir tayfa vardı. patlattıkları benzinliklerle övünen taraftar kitleleri var. bunların bir farklı boyutu da işin sanal kısmı 1000 km. ötedeyken maçın oynanacağı şehire rakip taraftar forumuna girip gider yapan insanlar var bu ülkede. bir tek tribün kültürü güzeldi şu endüstriyel futbolda o da yalan olalı çok zaman oldu gibime geliyor.
}
Baz istasyonlarının sağlığa zararları
* Baz istasyonları tarafından da yayınlanabilen mikrodalgaların dokulara iki temel etkisi bulunmaktadır:
* Mikrodalga dokuları ısıtır. (termal etki)
* Mikrodalga hücrelerin kimyasını bozar (termal olmayan ya da kimyasal etki)
* Mikrodalgaların özellikle ikinci etkisi,yani hücrelerin kimyasını bozarak oluşturduğu etki insan sağlığı açısından önem taşımaktadır. Yapılan araştırmalarda hücrelerin -kimyasal etkiye maruz kalması ile şu sonuçların meydana gelebileceği saptanmıştır:
* Hücrelerde büyük moleküllerin (proteinler vb.) deforme oluşu.
* Hücre zarlarının birbirine yapışması.
* Hücre zarlarında delikler açılması (elektro-porasyon)
* Ca-ATPaz ve Na-K-ATPaz enzimlerinin bozulması sonucu hücre dışına Ca”, Na’ ve K’ kaçışı.
* Sinir zarlarının bozuluşu: Sinir zarlarının bozulması ile REM uykusu adı verilen rüya görmenin azalışı, EEG değişimleri, uykusuzluk, sinirlilik, unutkanlık, depresyon, başağrısı, başdönmesi, Alzheimer, Parkinson, Multipl Skleroz gibi dejeneratif beyin hastalıkları meydana gelir.
* Hücre enzimlerinde bozulmalar.
* DNA tahribi
zararları yukarıda. inönü stadında, sokaklarda, bizim fakültenin çatısında bile mevcut. dar gelirli vatandaşın evine bile girmiş durumda. isyan eden çocuksa ise ekiki komik diye dalga geçilir halde forward maillerde. ben helal olsun diyorum, bakınız.
mahkeme kararıyla engellenen sitelere yeni tasarım yapmışlar. bakın css yazdık üzerine, önemsiyoruz biz öylesine kapatmadık dercesine olmuş. yakında reklam alırlar gibime geliyor. ha bu arada istanbul 2010 kültür başkenti olacakmış. akıllı olun ne o öyle youtube falan?
}
başbakan youtube’a girince biz de girmiş sayıldık, hamdolsun.
}
Japon tarım ve orman bakanlığının yaptırdığı ve yayınladığı informasyon animasyonu.
http://www.youtube.com/watch?v=ok3ykR2GHCc
afiyet olsun.
}
http://www.osmaniyearkeolojikmiras.com/kastabala.html
Antik kentte yapılmak istenen çimento fabrikasına karşı imza kampanyası.
HİERAPOLİS KASTABALA ANTİK KENTİNDE ÇİMENTO FABRİKASINA HAYIR!
Hierapolis Kastabala antik kenti, Osmaniye il merkezinin 12 km kuzeyinde, Ceyhan nehrinin kuzeyden batıya doğru çizdiği geniş kavis içinde konumludur. Bir kale ile taçlı kayanın eteğinde kurulu olan antik kent, batıda Tavşantepe, kuzeyde Çamlıbel mahallesi, doğuda Kazmaca köyü güneyde ise Kesmeburun köyünü kapsayan bir yayılım alanına sahiptir. Kilikya Bölgesinde Amanosların batısında stratejik coğrafi konuma sahip Hierapolis Kastabala antik kentinde üstünü yorgan gibi örten toprak yüzeyinde görülebilen sayısız yapı bulunmaktadır: iki adet sütunlu cadde, hamam, tiyatro ve stadyum, iki adet kilise, su kemeri ve çeşitli kalıntılar.
Bir hazine arazisi olan antik kentin yayılım alanı içine özel girişimciler bir çimento fabrikası yapmayı planlamaktadırlar. Bu fabrikanın yapılmasıyla, Anadolu kültür mirasının en güzel eserlerinden biri olan antik kent, Ceyhan nehri havzasında yaşam bulan yabanıl hayat ve doğa, tarım ve kırsal yaşam çimento fabrikası yapımı ile geri dönülemez bir şekilde zarar görecektir.
Hierapolis Kastabala antik kenti tüm insanlığın kültür mirasıdır. Bu mirasa hep birlikte sahip çıkalım.
Çimento fabrikası yapımını protesto etmek ve durdurmak için imza kampanyasına katılın.
okumaya devam et »
}
Önce hap içti, sonra bileğini kesti
Bunalıma giren bir genç hap içmek suretiyle bileklerini keserek intihara kalkıştı. Kız arkadaşıyla tartışarak girdiği bunalım sonucu bilekleri kesilmiş vaziyette yakınları tarafından bulunarak hastaneye kaldırılan K.K. tedavi altına alındı.
Eskişehir’de bunalıma giren bir genç, hap içip bileğini keserek intihara teşebbüs etti.
Alınan bilgiye göre, kız arkadaşıyla tartıştığı için bunalıma girdiği iddia edilen K.K., içkiyle çok sayıda hap içti. Ardından bıçakla bileğini kesen genç, yakınları tarafından Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. K.K.’nin sağlık durumunun ciddi olduğu bildirildi. Jandarma ekipleri, olayla ilgili soruşturma başlattı.
10.11.2008
süpersonik yerel gazete sakarya‘dan kesintisiz eklentisiz bir haberdir.
}
Polis Vazife ve Salahiyet Yasası’nın (PVSK) “Durdurma ve kimlik sorma” başlıklı maddesinde iki cümle açık:
“Polis, görevini yerine getirirken, kendisinin polis olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra, kişilere kimliğini sorabilir” ve “Polis, durdurduğu kişiye durdurma sebebini bildirir.”
bianet‘in görüştüğü, İstanbul Barosu avukatlarından Aynur Tuncel kişileri durduran polisin önce kendisinin kimlik göstermesi gerektiğini, sivil ya da üniformalı olmasının fark etmediğini söyledi.
bianet’in haberine göre durum yukarıdaki şekilde ama orantılı güç kullanan türk polisini gördükten sonra polisin darp esnasında kimliğini göstermiş olması ve sizin biber gazı yüzünden görememiş olmanız ileride göreceğiniz raporda rahatlıkla belirebilir. unutmadan o biber gazı da ellerinden kaçmıştır zaten boşuna heveslenmeyin.
}
üniverste, eğitim, işsizlik falan diye de dert etmeyin… 18 yaşına kadar getirin, sonra biz bir güzel savaş çıkarır, sizi çocuk okutma derdinden kurtarırız.
}
Türkiye Kültür Bakanlığı, Hüseyin Karabey’in “Gitmek” filmini İsviçre’deki “Culturescapes” festivalinin programından çıkarttırdı. Bakanlık bürokratı festival yönetimini para desteğini çekmekle tehdit etmiş … kişi Kültür Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yazar. Festivalin yöneticisi, Yazar’ın “Bir Türk kızı Kuzey Iraklı bir Kürt’e âşık oluyormuş” diye hem de izlemediği halde filmin programdan çıkartılmasını istediğini söylüyor.
kültür bakanlığı genel müdür yardımcısı bu insan. evet yanlış okumadınız. ben de insan derken utandım.