etiket: alt-kültür

Anti-otoriter yayın, Asiye’nin 2. Çıktı!

Anti-otoriter haber, yorum ve tartışma dergisi Asiye’nin 2. sayısı çıktı, çıkıyor!

Sınıf savaşımı, doğa savunma ve hayvan kurtuluş mücadeleleri, kadın ve LGBT direnişleri, hükümetler, devletler ve faşistlerle tutuşulan kavgalar, tutsaklarla (sağlıklı veya hasta) dayanışma, Kürt direnişi, serhildan ve anarşistler, Direnistanbul raporu, domuz gribi, çalışmaya karşı genel greve, anarşizm ve grev, Venezüela?ya dair anarşist bakış, taş atan çocuklar, Chavez’in soytarısı Chomsky, İranlı eşcinseller, Fransa’dan güncel rapor; squatlar ve mekanlar, 90′larda Kürdistan’da çocuk olmak, Zeynep Celalyan yaşayacak, Soru(n)mlu vatandaş ve belediyeler, hayvan hakları ve yeni aydınlanma, Anarşist hareket, 2/5 BZ, Devlet-Ordu-Polis-Faşist terörü, doğanın yanıtı ve çöküşün semptomları, çevre STK’ları ne yapmak istiyor?, Bilginin toplumsallaşması ve okulsuz toplum mücadelesi, kentsel dönüşüm başka bir sürgün ve reklamlar….

Derginin basılı kopyaları şimdilik İstanbul’da aşağıda adı yazılı olan mekanlarda mevcut…Özellikle başka illerde derginin dağıtımını yapacak gönüllü arkadaşlar arıyoruz. Keza İstanbul’da dergiyi rahatlıkla koyabileceğimiz gözümüzden kaçan yerler varsa, lütfen tavsiye ediniz. Bunun için bizimle irtibat kurunuz. Herkese yetecek kadar dergimiz var.

Ne yazık ki, bunun bir de ceremesi var: 3 TL ?

İrtibat: aforumiletisim@gmail.com
http://www.internationala.org

KADIKÖY / İstanbul

Mephisto Kitabevi
Caferağa Mah. Muvakkithane Cad. No: 5
Kadıköy - İstanbul

Khalkedon Kitabevi
Caferağa Mah.Sakiz sok. No:12 A
Caferağa Spor Salonu Karşısı Bahariye/ Kadıköy

TAKSİM / İstanbul

Amargi Feminist Kitabevi
Katip Mustafa Çelebi Mah. Tel Sok. No: 16 Beyoğlu-İstanbul

Mephisto Kitabevi
İstiklal Cad. No.125 Beyoğlu - İstanbul

Semerkant Kitabevi
Süslü Saksı sok.

Simurg Kitabevi
Büyükparmakkapı Sok.

AVCILAR / İstanbul

Birarada Kafe
Marmara cad., Ozan Bağcılar İş Hanı, Kat:1 - Avcılar - İstanbul

Antalya
Kitap Kurdu Sahaf (valiliğin karşısında)
Nabu Sahaf (valiliğin karşısında)

Mersin
Ütopya Kültür Merkezi

Eskişehir

Şimdilik zattirizat@riseup.net adresine e-mail atarak ulaşabilirsiniz.

{ 1 yorum }

Na-Mekan

Aklımızdan geçen ilk düşünce ?? her zaman bi yere gidip bir şeyler alıyoruz ?? onun yerine hem kendi yerimiz olsa hemde alacağımız şeyi ordan alırız hem kim rahat konuşma imkanına kavuşur daha kolay bir şeyler üretebiliriz olmuştu ?
Aradık alsancak olsun istedik İzmir e gidilecek başka bi yer olmadığından. Alsancak da bulduk sonra orasını yapamadık başka bi yere gittik orayı tuttuk . . . çay ocağı olsun istedik hem herkes içiyor hemde ucuz diye , umudumuz içinde çeşit çeşit çayın bulunabileceği kolektif bi yer olması idi .. kolektif çalışarak bir şeyleri beceremeye çalışıyoruz ? lavabomuzu kendimiz yaptık ? eksiklerimizi tam olarak tamamlayamasak da kolektif olarak herkesin katılımı ile hemen bitirebileceğimizi biliyoruz ? anti ? otoriter , anti ? faşist , anti ? seksist yerimizi herkesin katkılarını sonuna kadar sürecek şekilde hep birlikte açmak istiyoruz . . . Çay Evimizin ismi Na ? Mekan 19 aralık cumartesi saat 15:00 de açılıyoruz , katkısı , önerisi , çay içmek isteyeni… herkesi bekliyoruz ?herkesle paylaşmanız ile ?

Dayanışma Bizim Silahımızdır.

NAMEKAN is going to open on this saturday in İzmir / Turkey(19.12.2009)!!! It’s a place where is anti-autoriterian, anti-sexist, anti-racist/nationalist can meet for solidarity. please share this information all activist friends&comrats

Solidarity is Our Force!!!

1461 Sokak No:2/A Alsancak/Izmir

Görsel eklemek için izniniz yok diyor. BU konuya bir el atılırsa çok sevinirim gerçekten. Na-Mekan’ın tasarımını koyacaktım.

{ 0 yorum }

önsöz #3

önsöz 3. sayısıyla orda burda şurda.

önsöz 3 ~ flash

önsöz 3 ~ pdf

{ 0 yorum }

The Battle Of Turkey

Rage Against The Machine grubunu hepimiz az çok duymuş ve dinlemiştir heralde… Seveninin de pek az olacağını sanmıyorum hani… Bu yüzden bu haberi de burada geçmek lazım diye düşündüm…

Türkiye’deki Rage Against The Machine severleri bir araya toplamak, tanıştırmak, beraber işlere girişmek için bir oluşum çabası söz konusu: “The Battle of Turkey”… Bu işi başlatan arkadaşlar bu gruba gerçekten hakim ve gönül vermiş kişiler, gerçekten güzel birşey için emek verdiklerini düşünüyorum… 

Sitelerine mutlaka uğrayın derim, ayrıca oluşuma katkıda bulunmak isteyenlerde forumlarından arkadaşlara ulaşabilir…

Bu da web siteleri…

http://www.thebattleofturkey.com

{ 1 yorum }

sokak edebiyatı - altkültürel sanat kolektifi - afiş ve bildiri metni

http://sokakedebiyati.net/depo/Poster_for_SOKAK_EDEBIYATI_by_selfregion.jpg

afiş çizim: cenin von catlien: http://selfregion.deviantart.com
posterin büyük boyutu için: http://selfregion.deviantart.com/art/Poster-SOKAK-EDEBIYATI-118730373

Sokak Edebiyatı is a fanzine created by Girdap Unthatow, from İzmir-Türkiye, in 2000, inspired by the need to create and Crass movement from 70?s ( Crass info: http://en.wikipedia.org/wiki/Crass ). The last couple of years more and more people have shown an interest in helping out with the fanzine. It is now April 2009 and the fanzine has been going on for almost ten years and as one of the member of this creation, I hope it will go on for another ten/twenty/thirty years…

Sokak Edebiyatı, 2000 yılının ortalarında, tek kişilik bir proje olarak başlayan ve zaman içinde bir çok kişinin desteklediği ve bir çok yan/alt proje ile genişleyip büyüyen ve 2009 yılında, 9. yılını tamamlayan, bir “alt kültürel sanat kolektifi”dir.

Alt kültürel öğelerin her türevini içinde barındırır. Özünde birbirinden hiç de farklı olmayan veya aynı kökenden çıkan, ama oluşum süreçleri sonrasında birbirinden farklı yaşam tarzlarına ayrılan veya kapitalizmin bir tüketim unsuru haline getirip yozlaştırdığı, anti-oteriter her türlü underground akımı destekler, bu tür sanatsal ürünlerin üretilmesi, yayınlanması ve paylaşılması için çalışır.

Sokak Edebiyatı, sistem karşıtıdır, ancak kesinlikle bir devrimden yana değildir, devrim yerine isyanı, bireysel ve sanatsal dışavurumları teşvik eder.

Sokak Edebiyatı, bir yaşama, yayınlanma, paylaşma alanı oluşturmaktan öteye geçmez, bunlar dışında bir misyonu yoktur. Kısaca; aynı ruhu taşıyan, dünyaya baktıkları pencereleri ve sanatsal üretimleri birbirinden pek de farklı olmayan insanlara, yaşama ve yayınlanma alanı sunmaya çalışır.

İçerisinde, alt kültürel sanatsal akımlara dair her türlü öğeyi barındırır ve bunların daha kolay yayınlanması veya sergilenmesi için bir kolektif bağımsız bir şirket kurup, bu bağımsız şirketle beraber, bir infoshop türevi mekan açma ve bir yayınevi oluşturmaya çalışmaktadır. Bu bağımsız şirket, 70′lerde punk alt kültürü içinde oluşan bağımsız plak şirketlerinin modelini kullanacaktır ve tabii ki imkanlar ölçüsünde, ileride, yazınsal yayınların dışında müziksel çalışmalar, filmler ve görsel sanatların da yayınlanmasına çalışacaktır. Ayrıca Türkçe dışındaki kaynakları da Türkçe’ye çevirip, Türkiye’de yaşayan insanlarla paylaşmak, hedefleri içinde yer alır. Ve tüm bunları kapsayan bir aylık derginin çalışmaları sürmekte, dergi için gereken unsurlar ve zemin hazırlandığı takdirde dergiyi basmaya ve sonrasında da kitaplar, albümler yayınlamaya, kısa veya uzun metraj filmler çekmeye, resim, fotoğraf sergileri, konserler vs. vs. düzenlemeye çalışacaktır.
Ayrıca, İzmir’de bir infoshop türevi ev/kafe açarak, dünyaya bakış açıları en azından “anti-otoriterlik” noktasında ortak paydada buluşan insanların daha rahat iletişim kurabilecekleri, bilgi alışverişinde bulunabilecekleri bir ortamda bir araya gelebilmelerini sağlamaya çalışmaktadır.

Ancak sözü geçen tüm projeleri gerçekleştirmek için acele etmemekte, sadece yaşadığı an içinde varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Bahsi geçen projeler, gerçekleşebilir, hiç gerçekleşmeyedebilir, ama fanzinler basılmaya ve elden geldiğince dağıtılmaya, her ne olursa olsun devam edilecektir.. Kısacası Sokak Edebiyatı oluşumu, şu anki halinden de memnun olan bir oluşumdur.

“Alt kültürel sanat kolektifi” olarak tanımlayabileceğimiz Sokak Edebiyatı oluşumuna, bizimle aynı havayı soluyup, aynı heyecanı yaşadığınıza inanıyorsanız, destek olabilirsiniz. Kapımız herkese açıktır, ama açık olan kapılar, yaşam anlayışımıza uymadığınız düşünüldüğü takdirde her an yüzünüze kapanabilir.

Sokak Edebiyatı projesinin, adındaki “edebiyat” kelimesi, kelimenin karşıladığı gerçek anlamdan ziyade, aslında dili, kültürü, etik anlayışını ve yaşam tarzını ifade eder.

Sokak Edebiyatı, anti-otoriter, anti-kapitalist, anti-militarist ve anti-seksist bir oluşumdur. Kesinlikle ticari değildir. Öncelikli amacı; yukarıda saydığımız tüm faaliyetlerin sürdürülmesi ve üretilen sanatsal ürünlerin yayınlanması için gereken maddi miktarın geri dönüşümünü sağlamaya, örneğin bir derginin bir sonraki sayısının basımı ve dağıtımı için gereken maddi miktarın önceki sayıdan geri dönüşümünü sağlamaya ve bu işin sürdürülebilir kılınmasına çalışmaktır. Zaten, bugüne kadar, yayınladığı yaklaşık 60 kadar fanzinde sürekli cepten yiyerek bugünlere kadar gelmiştir. Sonrasında, eğer olabiliyorsa, kazanılan maddi miktarı, yayınlarında çalışmalarını yayınlayan insanlarla da paylaşabilir. Şu an için görülen, daha uzun bir süre, cepten yemeye devam edeceğimiz.

- Sokak Edebiyatı; var olan hiçbir parti/kurum veya hiyerarşik yapılanmanın yanında yer almaz.

- Sokak Edebiyatı, geçmişteki Beat kuşağı ile karıştırılmamalıdır, ufak benzerlikler olsa da, kesinlikle ve kesinlikle Beat kuşağı ile aynı yolda yürümemektedir. Hatta, bir yolda yürümektense yoldan çıkmayı ve çıkarmayı savunur.

- Sokak Edebiyatı; değişime ve güzel bir geleceğe inanmaz, bunların hazırlığı içerisinde de değildir, umut vaat etmez, her şeyin boktan olduğunu ve daha da boka batacağını bildiği bir dünyada, “gerçek” olanla ilgilidir ve sadece “isyan” barındırır.

- Sokak Edebiyatı; bir topluluk değildir, toplum olmayı yadsır, bireysellikten ve bireyden yanadır. Bu nedenle, Sokak Edebiyatı’na destek olan her bir birey, bir diğeri ile çatışabilir, birbiri ile çelişkili olabilecek iki ayrı yazı, aynı yayın içinde yer alabilir; farklı olmanın güzelliğini bilmekte; farklılıkların tek bir potada sindirilmesindense, tüm farklılıkların birbirlerini sindirme çabası içinde olmadan bir arada yaşayabileceğini düşünmektedir. Bu nedenle, kendi içimizde sürekli tartışmakta ve arada bir fikirsel olarak ayrı düşmekteyiz, ama, zaten her birimiz aslında yalnız, yapayalnız olduğumuzun bilincindeyiz. Sokak Edebiyatı, bu yalnızlar, dışlanmışlar, deliler ordusunun bir tımarhanesi olmaktan öteye geçmez! Ve tedavi edilmek yerine, delilik ve anormallik dozajını samimi bir şekilde korumaya çalışır sadece..

- Sokak Edebiyatı “do it yourself” felsefesi temelinde hareket eder ve ülkemizdeki bazı ileri zekalı arkadaşların bildiği gibi “do it yourself”; “kar amacı gütmemek” değil, “kendi kendine yap” demektir: Bu nedenle “do it yourself derken, dergi projesi de nerden çıktı” diyen ultrazekalı uzaylılara, bu sloganı temel edinen Crass’ın kendilerine ait bir bağımsız plak şirketi olduğunu hatırlatır, grubun hiçbir kar elde etmeden başka başka işlerde 12 saat çalışıp da, hala müzik yapmaya devam ettiklerini düşünmediklerini umarız. Şimdilerde üzerlerine giydikleri her türlü takı, aksesuar ve kıyafeti hazır alan arkadaşların bize gelip “do it yourself” üzerine ahkam kesmemelerini önerir, 70′lerde “do it yourself”i benimseyen insanların, takılarını, aksesuarlarını kendilerinin ürettiklerini, giysilerini kendi kendilerine diktiklerini, ellerinden geldiğince her şeyi kendi kendilerine ürettiklerini hatırlatırız.

- Sokak Edebiyatı oluşumu, 70′lerdeki Crass hareketinden ilham almaktadır ve Crass kendi otobiyografi metinlerinde “Onlar ve siz diye bir şey yok; sadece sen, ben ve biz varız. Kendimizi bulmak zorundayız” der.

Sokak Edebiyatı website: http://www.sokakedebiyati.net/
Sokak Edebiyatı facebook 1: http://www.facebook.com/group.php?gid=62…9343881456
Sokak Edebiyatı facebook 2: http://www.facebook.com/pages/sokak-edeb…367?ref=ts
Sokak Edebiyatı mail group: http://groups.google.com.tr/group/sokakedebiyat?pli=1
Sokak Edebiyatı myspace: http://www.myspace.com/sokakedebiyati
Sokak Edebiyatı last.fm: http://www.lastfm.com.tr/group/Sokak+Edebiyat%C4%B1
Sokak Edebiyatı sosyomat: http://sokakedebiyati-net.sosyomat.com/

Inspirational music for Sokak Edebiyatı: THIS EMPTY FLOW
This Empty Flow website: http://nikoskorpio.net/thisemptyflow/
This Empty Flow myspace: http://www.myspace.com/thisemptyflow
Niko Skorpio (head of This Empty Flow) myspace: http://www.myspace.com/nikoskorpio
Sokak Edebiyatı website for This Empty Flow: http://sokakedebiyati.net/thisemptyflow/

{ 1 yorum }

bunu yapan insan mı? part 1

sss

{ 3 yorum }

Reconstruction: Anti-NATO Days, 2008

2008′de, Romanya’daki Anti-NATO gösterileri ve polisin göstericilere karşı şiddetli baskısı üzerine bir belgesel. 4 günlük bir atölye çalışması sonunda filmde yer alan kişilerin aynı zamanda aktör, seyirci ve yönetmen olarak sonuçlandırdıkları bir çalışma. Bariz bir “rekonstrüksiyon” yok aslında, sadece aynı hikaye üç farklı şekilde anlatılıyor; objektif, subjektif ve kolektif.

http://www.archive.org/details/Reconstruction_antiNATO_days

bu linkten dikizlenebilir.

{ 0 yorum }

Sanal Zamanın Duygu Yüklü Çocukları

Çok yalnızız, hem de çok… 

Hepimiz yalnızlığımıza
sanal çözümler bulmaya çalışıyoruz. Sinemaya gitmiyoruz, çekilen en
yeni filmi bile izbe bir vcd’cide bulabiliyor, bikaç liraya
edinebiliyoruz. Sonra iki değişik film izleyince kendimizi en ala
sinema eleştirmeni sanıyoruz. Kitap almıyoruz, onun yerine Wikipedi’den
filozofların önemli sözlerini okuyoruz. Bu yetiyor. Böylece hem
paramızı hem de “çok değerli” vaktimizi harcamamış oluyoruz.
Birbirimizin müzik zevklerine tecavüz ediyoruz, sonra onları da
Limewire’dan indirip klasörlere taşıyoruz. Böylece 60ları,70leri ya da
80leri yaşamış olmamız gerekmiyor. Müzisyenlerin en popüler şarkıları
neymiş buluyor, yalnız onları dinliyoruz. Zaten diğer şarkıları albümde
boşluk kaldığı için yapmıştır diye umursamıyoruz. Doğumgünlerimizi
Facebook’tan kutluyoruz. Sağdaki kutucuğa günde bir kere baksak
kimsenin doğumgününü unutmuyoruz. Çok iyi dostlar oluyoruz böylece ve
hediye masrafını ortadan kaldırıyoruz. Ama aslında hiç gerçek
arkadaşımız kalmıyor gitgide, biz de buna inat sanal arkadaş
listelerimizi kabarttıkça kabartıyoruz. Ne halde olduğumuzu
smiley’lerle ya da durum bilgileriyle gösteriyoruz. Hal hatır sormuyor,
birbirimizi aramıyoruz. İlkokul arkadaşlarımızın ne kadar değiştiğine
bakıyor; bulunca sevinmiyoruz. Sadece bulmak istediğimizin adını
soyadını yazıyor ve enter’a basıyoruz. Yemeği,çiçeği,şarabı internetten
sipariş ediyoruz, sanal rakı sofraları kuruyor, sanal mezeler
yolluyoruz masalara(!) Toplumun, ülkenin, dünyanın haline bakıp
hayıflanıyoruz; “bu iş böyle gitmez”ler çekiyoruz oturduğumuz yerden.
Aklı biraz çalışanımız heryerde devam eden savaşlara ya da zulme
karşıtlık gösteriyoruz; internetten… İki farklı filmle, bi tane özlü
söz öğrensek kendimize muhteşem bir “ilerilik” atfediyoruz. İnsanların
çoğu ne kadar aptal oluveriyor birdenbire. En akıllı biziz
zannediyoruz. Televizyon izlemeyi sevmiyoruz, aptal aptal programlar
olduğu için, onun yerine sanal dünyada paylaştığımız bağlantılara
gülüyoruz, “kotamızı” dolduruyoruz. Aynı zamanda çok da duyarlıyız. Bir
“tıklamayla” aç çocukları doyuruyor, sokak köpeklerine bakıyoruz. Sonra
aynı “tıklamayla” kendi “açlığımızı” doyuruyor, sonra profilimize
bakanları paranoyakça öğrenmeye çalışıyoruz. Sıcak koltuğumuzda osura
osura anlamsızca siteler arasında “koşturuyor”, sonra 100 metreyi 10
saniyede koşmuş gibi yoruluyoruz. Ama hayatında hiç osurmayan,
geğirmeyen, kültürlü, duygu yüklü profiller hazırlıyoruz kendimize.
Sonuçta bu sanal zamanda aslolan oluşturduğun profil, gerçekte kim
olduğun değil. Eli kalem tutanımız, birkaç Nazım, Süreya okumuşumuz en
ala edebi eserleri döktürüveriyor. Hiç acı çekmeden, hiç yokluk
görmeden, hiç gerçek sevgiyi yaşamadan dünyanın en çok acı çekmiş en
çok üzülmüş en çok ağlamış profilini oluşturuyoruz. Nasılsa kimse
kıçımızı kaşıya kaşıya “bu mısraya ne tür bir kelime koysam” dediğimizi
bilmiyor. Sızılardan, yürek yakan terkedilişlere kadar herşeyi
seriveriyoruz insanların yorumlarına, puanlarına. Gerçek dünyadaki
önemsenmeyişimizi unutuyor, bir anda “emeğine sağlık” ların insanı olup
çıkıyoruz. Bizi sırılsıklam eden yağmurların, içimize işleyen
rüzgarların bir önemi kalmıyor. Kötü havalarda evimizden çıkmıyor,
sanal dünyadaki “profilimizi” besliyor, büyütüyoruz. Yolda yürürken
biirbirimizin suratına bakmıyoruz. Çünkü artık yolda yarattığımız
profil yürümüyor, gerçek biz yürüyoruz ve bunun özgüvensizliğiyle hep
yere bakıyoruz. Başka bir yerde sosyalleşemiyoruz. Alakalı alakasız
yapıştırdığımız etiketlere denk insanlar bulup “burdan zor oluyor ekle
istersen ….” diyiveriyoruz. Medeni cesaretimize sanal tavanlar
yaptırıyoruz. Sanal köyler kurup, oralarda yaşıyoruz. Birilerini
geçmek, bir puana erişmek hayatın anlamı olup çıkıyor. Bilmiyorum belki
de hiç görmeyeceğimiz 230 arkadaşla mutluyuz ama bu sanal ve ruhsuz
zamanın duygu yüklü çocukları olmayı başarıyoruz.

Mutlu cumartesiler….

07.03.2009

“bütün
bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor, ya da beyaz yakalı köle
olmuş. reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşinde… nefret ettiğimiz
işlerde çalışıp, gereksiz şeyler alıyoruz. bizler tarihin ortanca
çocuklarıyız. bir amacımız ya da yerimiz yok. ne büyük savaşı yaşadık,
ne de büyük buhranı. bizim savaşımız ruhani bir savaş. en büyük
buhranımız hayatlarımız. televizyonla büyürken milyoner film yıldızı ya
da rock yıldızı olacağımıza inandık, ama olmayacağız. bunu yavaş yavaş
öğreniyoruz. ve bu yüzden çok ama çok kızgınız.” Tyler Durden - Fight
Club

{ 3 yorum }

sokak edebiyatı #7

http://sokakedebiyati.net/covers/se7.jpg

sokak edebiyatı’nın 7. sayısı çıktı. 44 sayfa a5

elden edinmek için girdap’a mail çakın veya arayın tlf: 554 4780649
mail: unthatow@gmail.com

İzmir dağıtımı
??? alsancak yakın kitapevinden, (kıbrıs şehitleri, tansaş karşısında)
??? karşıyaka pan kitapevi (ksk-çarşı’da) [10 marrtan sonra bırakılcak]

İstanbul için:
15 mart pazar günü, istiklal caddesindeyiz, önceden geleceğinizi haber verirseniz, elden ulaştırabiliriz 15 mart günü.. mail atıp sipariş verin..

içerik:

* giriş yazısı - layne
* ışığın ardındaki karanlık 4. bölüm - yağmurcu
* karanlığın ardındaki ışık 4. bölüm - kurşun kalem
* Ali Bolat - röportaj - güzedüşen
* kopenhag’da bir akhylys - akhylys
* gecenin ıssız kollarında bir başına - layne
* tonus - akya
* buluşmalar - güzedüşen
* okuyucu mektupları
* öyle aman aman bir sikiş yoktu - demir kafes
* logos - çisem e.
* fotomanipülasyon çalışması - akhylys
* aykırı sözlük volüm 5 - akhylys
* rüzgarın hüzünlü şarkısı - akhylys
* sar başlar - gölge
* bana poz - fukowski
* ….. - sacri
* her genç kızın rüyası- henry lee
* zack - girdap
* arka kapak çizim - cenin

kapak foto: çisem e.
kapak tasarım: girdap
grafik çalışmaları: layne, akhylys, cenin

iletişim: unthatow@gmail.com

8. sayının çalışmalarına şimdiden başlanmıştır. yazılarınızı çizimlerinizi, fotoğraflarınızı, kısaca tüm çalışmalarınızı en geç 28 mart tarihine kadar mail yolu ile veya dilerseniz posta yolu ile, izmir içi elden de ulaştırabilirsiniz…

fanzini izmirde şimdilik alsancak yakın kitapevinden, 10 marttan sonra ksk pan kitapevinden edinebilirsiniz. 14-15 mart arası istanbuldan tüm eski sayılarımızı elden ulaştırabiliriz sizlere istiklal caddesinde.. yayınlara katkınmak bulunmak veya daha fazla detay öğrenmek ve sorularınız için mail atın..

not: bu sayı logos özel sayısı olamadı tam anlamı ile o yüzden 8. sayıda da logos, alsancak ve izmir üzerine yazılarınızı, çizimlerinizi fotolarınızı bekleriz, buna göre şekillenecek olan bir içerikle bir özel sayı hazırlıcaz.. tabi yine diğer öykü ve şiirlerde olucak, söz konusu özel durum 10 sayfa tutucak içerikte..bu arada ambjornsen röportajı sekizinci sayıda yayınlanıcaktır.. yeni hedefimiz irwine welsh..

http://www.sokakedebiyati.net

{ 0 yorum }

Ege Üniversite’sinde AltKültür Günleri

Ege üniversitesi Sinema Topluluğu ve Şiir Topluluğu’nun ortaklaşa düzenlediği ve Altıkırkbeş Yayınları’nın desteğiyle gerçekleşecek olan etkinlik 3-4 Mart tarihlerinde Ege Üniversitesi kampusündeki Kültür Sanat Evi’nde yapılacak.

Dada, Sürrealizm, Beat, Punk, Siberpunk, Sitüasyonizm gibi alt kültür kavram ve kuşakları üzerine sunumların yapılacağı etkinlikte ayrıca, çeşitli gösterim ve performanslar da izleyicilerle buluşacak. Film gösterimi, konser, stencil atölyesi ve çeşitli şiir performanslarıyla renklenecek olan konferans, spontane gelişen bir durum şenliği olma amacı taşıyor.
KATILIMCILAR:

Rafet Arslan:
1972 İzmir doğumludur ve Eylül adında bir kızı vardır. Son terk ettiği bölüm iktisattır. Albemuth Bilimkurgu, Düzensiz Alternatif Kültür/Sanat mecmuası’nı çıkarmış; metinleri Cey, Siyahi, Milliyet Sanat, Karakalem, Kadıköy Underground Poetix dergilerinde yayımlanmıştır. Bilimkurgu Öyküleri, Bir Bienal Bir Bilanço kitaplarında yer almıştır.

İnan Mayıs Aru:
Ankara’da doğdu. Aralarında E.Ü. Sosyoloji bölümünün de bulunduğu bir çok bölümü bıraktı. Çeşitli çevirmenlik çalışmaları yaptı: Er-Tarih’e Karşı, Leviathan’a Karşı. Çeşitli dergilerde çevirileri yayımlandı. Altıkırkbeş Yayınları ve Kadıköy Underground Poetix dergisinde editörlük çalışmalarına devam etmektedir.

Şenol Erdoğan:
1977 senesinde bugünkü Makedonya topraklarında yer alan eski Yugoslavya?da İştip?te doğdu. Simyanın Sinemacısı Jim Morrisson HWY ve Sinematografik Vizyon Notları Üzerine, Quantin Tarantino, Wim Wenders, Fransız Sineması, Garip Hareketi ve Beat Kuşağı kitaplarını yazmış; Sitüasyonist Enternasyonal, Dada Manifestoları, Mimar Wittgenstein, Risale-i Punk, Düş Makinesi, Sinema Manifestoları Sinemadan Videoya Görüntünün Yazılı Tarihi, Howl-Uluma, Charles Bukowski ve Beat Kuşağı kitaplarını hazırlamıştır. Şu anda Kadıköy Underground Poetix ve ALTIKIRKBEŞ YAYIN?da yayın yönetmenliğine devam etmekte Kadıköy?de yaşamaktadır.

Erinç Güzel:
Bişkek’te doğdu. Eğitim hayatını Tükiye’de tamamladı. Punkla tanıştı ve müzik yazarlığına başladı. Yazıları Laneth ve NME Türkiye dergilerin yayınlandı. Türkiye’de gerçekleşen önemli konserlerde organizatörlük yaptı (Amon Amarth, Judas Priest, R.E.M. vs.).

Kerem Kamil Koç:
1978 senesinde Brüksel’de doğdu. Latin dili edebiyatı ve Fars dili edebiyatı üzerine eğitim gördü. Hakemli hakemsiz dergilerde, fanzinlerde yazıları yayımlandı. Mc Kenzie Wark’ın Bir Hacker Manifestosu çalışmasına sunu hazırladı, hack kültürü ve sanat arasındaki bağlantılar üzerine çalışan Kerem Kamil Koç, 4 ayrı karşı-kültür web platformunun kurucu üyeliğini sürdürmekte, deneysel video işleri çekmekte ve bunları sergilemektedir. Kadıköy Underground Poetix dergisi sorumlu editörlüğünü yürütmekte, şu an “müstehcen” isimli sergi çalışması için çalışmaktadır.

Mehmet Ada Öztekin:
İstanbul’da doğdu. Birçok video, klip ve film çalışmasında yer altı. Çalışmalarından bazıları: Devrim Arabaları (yönetmen yardımcısı), Gripin - Karışmasın Kimseler (klip yönetmeni), Cenk Taner - Ne Zaman Gitti Tren (klip yönetmeni), Uluma - kısa film (yönetmen), Bukranium - kısa film (yönetmen).

Oya Yalçın:
Ankara’da doğdu. İstanbul Üniveristesi gazetecilik mezunudur. Çeşitli röportajları underground dergi ve fanzinlerde yayınlandı. 2007 tarihli Videoist sergisi oldukça ses getirdi. Kargart’ta çeşitli sergiler açtı, sunumlar yaptı. Halen Kargart’ta çalışmalarını yürütmekte ve Altıkırkbeş Yayınlarında çalışmaktadır.

PROGRAM:

3 Mart Salı

12.00 BOŞTA GEZER’İN ŞİİRİ
?Rimbaud ? Baudlaire? giriş

13.00 SÜRREALİZM
?Sürrealizm nedir?? panel
?Alfabetik Düşler? film gösterimi

14.30 DADA
?Dadaizm Nedir?? panel
?Dada Performans? performans

16.00 SOKAK SANATI
?Stencil Nasıl Yapılır? atölye

17.30 BEAT
?Beat nedir?? panel
?Uluma? film gösterimi

4 Mart Çarşamba

12.30 SİTÜASYONİZM
?Sitüasyonistler kimdir?? panel
?Gösteri Toplumu? film gösterimi

15.00 BALLARD - İÇ UZAY - SİBERPUNK
?İç uzay ve bedenin dönüşümü? panel

16.30 PUNK
?Punk nedir?? panel
?Punk Tavrı-Punk Attitude? film gösterimi
?Punk konseri?

Ege Üniversitesi Kültür Sanat Evi

Bornova Metro durağının 400 metre güney doğusu
/Yeşil Köşk arkası
Ege Üniversitesi Kampüsü
Bornova/İzmir

{ 0 yorum }

borges defteri

Borges Defteri:Edebiyat-Plastik Sanatlar-Sinema- Müzik Eksenlidir.

borges defteri

{ 0 yorum }

istanbul’dan fanzin isteyenlere kolaylık

kes yapıştır kopyala - part 7 - istanbul ayağı

sokak edebiyatı tayfası istanbulda bir araya gelicek bu kez.. fanzin isteyen varsa eğer, 15 mart pazar günü istiklalde elden teslim edebilirim fanzinleri, fotokopi masraflarını ödemeleri koşulu ile… ancak şimdiden hangi fanzinleri istediklerini belirtmeleri gerekmektedir. 15 mart pazar telefon açarlarsa, istklalde bir yerde elden ulaştırırz..

fanzinlerin fotokopi masrafı sayfa sayısına göre 40 kuruş ile 1 ytl arasında değişmektedir.. bugüne kadar “csns yayınlarından” çıkan 45 yayının çoğu yanımızda olur.. fanzincilerle takasta yapılabilir. ama önceden haber verirseniz ona göre çoğaltıcaz yayınları..

ayrıca buluşmaya s.e editörlerini felanda bekleriz..

daha detaylı bilgi için:
msn: dead_soulja_@hotmail.com
mail: unthatow@gmail.com
tlf: 5544780649
web: http://www.sokakedebiyati.net

{ 4 yorum }
dahke numero sekiz