iranlı bir şair furuğ. sanatın muhtelif dallarına konarak yaşamış bu kimsenin en mühim derdi kadın olmaktı belki de. ya da iran’da kadın olmak demeli. adını zikredince bile insanı hüzünlere gark eden bu kadından bir şiir paylaşalım dedik. “yeryüzü ayetleri” isimli şiir derlemesinin “yeniden doğuş” kısmında yer alan, en az ibrahim tatlıses’in, kadın topukları için olduğu...
noviembre yani kasım achero mañas‘ın 2003 yılında çektiği ve koca bir eyvallahı hakettiği filmi. kusur arasan bulamazsın, bok atmaya çalışsan atamazsın, oturur izler bitince yutkunursun sadece. şiddetle tavsiye etmiyorum, izlemezseniz kendiniz kaybedersiniz diyorum. aşağıda da bir spoiler mevcut. sakın korkmayın. yağmalayın. izin verirseniz, sizlere küçük bir hikayem var. geçen gün bu sahneyi ele geçirip, sesimizi...
müşkülpesent extraordiner tokat gibi fanzin. “gözünü öldürürüm” diyerek fanzin dünyasına iddialı bir giriş yapan post köpek fanzinin fanzin dünyasının umut veren genç forveti olma konusundaki yeri oldukça sağlam gözüküyor. ilk maçında rakibi sersemletici hamleleri bulunsa da ilerleyen maçlarda maymuna çeviren hareketler göstereceği konusunda tribünler hem fikir. arayan istiklal mephistoda gayet bulabilir, bulamayan ya da uğraşamayan...
-Teknoloji ve Uygarlık Karşıtı Çılgınlar- Manifestosu Fütürist Saldırı, halen bir çok benin ironik ve samimi örgütsüz şizofrenik dalgalanmalarıdır. Fütürist’ler gibi, bizler de geçmişe karşı saldırıya geçiyoruz fakat onların saldırılarının sınırlarının farkında olarak, ama kısıtlı saldırılarının ironik maskaralığında ve ayrıca kendimizi hayal edilemeyen yeni yaşam galaksilerinin yaratıcıları haline gelmek için uğraşmak yerine geçmişin hayal edilemeyen altın...
anti-pop.
Efendiler, bilenler bilir ben bir süredir Asya-Pasifik ülkelerinde fink atmaktayım! (Atılanın ne olduğunu bilmesem de şık geliyor kulağa “fink” atmak) Ne mutlu ki bana dünyanın en kapitalist ülkesini an itibariyle görmüş bulunmaktayım: Çin! Neden olduğunu açıklamadan size Çin’le ilgili birkaç rakam vereyim – yorumlarıyla birlikte. Nüfus: 1,338,299,500 kişi (Nüfusu 1.3 milyar kişi civarlarında zapt etmek...
türkiye’deki sansür saçmalığını iyicene bünyeye sindirmiş, kabullenmiş bireyler olarak kendimizi aşıp artık amerikadaki sansüre tepki gösteriyoruz; SOPA ne lan diyoruz. SOPA yani (Stop Online Piracy Act) için özetle aşağıdaki mevzu söz konusu diyebiliriz. Amerikan senatosunun hazırladığı bu yasa tasarısı eğer kabul edilirse, internet üzerinden video izleme, şarkı ve resim paylaşımı yasaklanacak ve marka değeri olan bir ürünün...
hepinizin boktan, renksiz ve sikik bi hayatı olduğunu biliyorum. hepiniz çıkarcı, yavşak, kötü, yalancı ve götsünüz!.. ya bırak! neyi anlatıyorsun bana… niye mi sinirlendim? HİÇ!.. büyümek sana yaramadı koçum.. 2 bira kap gel, şu renkli haplardan yuvarlayalım.. yok böyle bi kırmızı aga! albert lamorisse’in yönettiği, kendi çocukları ve mahallenin piçlerinin oynadığı, parisli balonların rol aldığı,...
üzerinde uzun uzun tartışmaya gerek yok. aynı sayıda yolcuyu taşımak için gerekli alan; araba – otobüs – bisiklet ile.
pek tanınan yönetmenlerin pek bilinmeyen filmleri listesinin ilk sıralarında yer alır pi. darren aronofsky‘nin 98 yılında filmi çekebilmek için tanıdığı herkesten borç aldığı bu film ya çok sevilir ya da fazlasıyla rahatsız eder ve nefret edilir. soundtrack ve görseller konusunda fazlasıyla yardıran pi içerik tarafında yüzde yüz tatmin etmese de kanımca favori filmler listesine girmeyi...
edward burtynsky üretimi, tüketimi ve bu döngünün etkilerini en iyi yansıtan sanatçılardan. manufactured landscapes belgeselini henüz izleme fırsatı bulamasak da fotoğraflar yeterince başarılı olduğunu gösteriyor. madenlerden tren yollarına, taş ocaklarından petrole, üretimden lojistike her şeyi tüm çarpıklığı ile gözler önüne seriyor. her ne kadar çindeki korkutucu üretimi seçsek de, siz diğer serilere bakmayı ihmal etmeyin....
theodore kachinsky 1. Bu Makalenin Amacı Bu makalenin amacı, insan çatışmasının çok basit bir ilkesine, tekno-endüstriyel sistemin düşmanlarının dikkate almaz göründükleri bir ilkeye dikkat çekmektir. Söz konusu ilke, herhangi bir çatışma biçiminde, eğer kazanmak istiyorsanız, düşmanınızın yaralanacağı yerine vurmanız gerektiğidir. “Yaralanacağı yerden vurmak”tan bahsettiğimde illaki fiziksel darbelere ya da fiziksel şiddetin başka herhangi bir biçimine...